22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

Hayvancılıkta "Milli Politika" dönemi | Ali Ekber YILDIRIM

Hayvancılıkta "Milli  Politika" dönemi

 

Türkiye, 1 Ocak 2017 itibariyle tarımda Milli Tarım Politikası'na geçiyor.Başbakan Binali Yıldırım'ın İzmir Ödemiş’te  açıkladığı “Milli Tarım Projesi”nin en önemli ayağını hayvancılık oluşturuyor. Dolayısıyla 2017 itibariyle hayvancılıkta "milli politika" dönemi başlayacak.

Milli Tarım Projesi’nin  ana unsurlarını;

1-Bitkisel üretimde havza modeline geçilmesi

2- Hayvancılıkta bölge bazlı üretimin desteklenmesi,

3- Hayvan hastalıkları ile mücadele,

4-Büyük ovaların korunması,

5-Tarım desteklerinin yılda 2 taksitte ödenmesi,

6- Çiftçiye kullanacağı mazot bedelinin yarısının devlet desteği olarak ödenmesi oluşturuyor.

Hayvancılık sektörü açısından önemli bir politika değişikliği olacak. Bitkisel üretimde uygulanacak Havza Bazlı Destekleme Modeli'nin kapsamı genişletilerek yem bitkileri üretiminin Türkiye'deki her havzada desteklenmesine karar verildi. Bu karar, yem bitkileri üretimini artırması bekleniyor. Yıllık 15 milyon ton kaba yem ve 5 milyon ton fabrika yemi açığı olan Türkiye için üretimin artması hem açığın bir nebze kapanmasını hem de dışa bağımlılığı azaltabilir.

Ayrıca, yem bitkileri de dahil çiftçinin üretimde kullanacağı mazotun bedelinin yarsının devlet tarafından karşılanacak olması üretim maliyetlerini düşüreceği için üretim artışını artırıcı bir faktör olarak görülebilir.

                       Hayvancılıkta yeni dönem

Milli Tarım Projesi’nin temel unsurlarından biri olan hayvancılıkta ise, temel amaç hayvan varlığının artırılarak dışa bağımlılığın azaltılması.Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik göreve geldiğinden beri hayvancılıkta farklı bir politika uygulayacaklarını, ithalatı değil yerli üretimi artıracaklarını söylüyor. Çelik, Milli Tarım Projesi’nin kitapçığına yazdığı önsözde hayvancılıkla ilgili  şu değerlendirmeyi yaptı: "Milli Tarım Projesi'nin ikinci bölümünü Hayvancılık Destekleme Modeli” oluşturmaktadır. Bu model; hayvansal üretimde sürdürülebilirliği sağlamayı, kaliteyi iyileştirmeyi, dışa bağımlılığı azaltarak hayvancılıkta ihtiyacımızı yerli üretimle karşılamayı ve hayvansal ürün ihracatımızı artırmayı hedeflemektedir.

Bu kapsamda; mera varlığı ve yetiştirici kültürü göz önünde bulundurularak kırmızı ette hammadde kaynağı oluşturan yetiştirici bölgeleri belirlenmiştir. Böylece hayvan sayısı ve hayvansal üretim en uygun bölgede, ihtiyaca göre karşılanacaktır. Damızlık üretim merkezlerinin oluşturulması, hayvan barınaklarının altyapısı ve ölçeğinin büyütülmesi de bu kapsamda teşvik edilecek ve desteklenecektir. Yeni modelde meralar hayvancılık yapmak ve ıslah etmek şartıyla uzun süreli kiraya verilecektir. Ayrıca, yem bitkileri desteklemelerinin Havza Bazlı Modele dahil edilmesi ve destek miktarının artırılması ile üretimde önemli gelişme sağlanması hedeflenmektedir.Milli Tarım Projesi ile yapısal sorunlara kalıcı çözümler getirilerek, planlı, yeterli ve bilinçli üretim ön plana çıkarılacak, gıda güvenliğimizin garanti altına alınması ve tarımsal hasılamızın artırılması sağlanacaktır. "

                           Çiğ sütte ihracata bazlı büyüme hedefi

Milli Tarım Projesi'nde  çiğ süt ile ilgili ise şu değerlendirme yapılıyor: "Çiğ sütte arz fazlalığı ve mevsimsel dalgalanma; üretici fiyatlarını baskılamakta ve piyasada istikrarsızlığa neden olmaktadır. Süt sığırcılığında sürdürülebilirliğin sağlanması ve arz talep dengesinin oluşması için; üretim maliyetlerinin düşürülmesi, kalitenin yükseltilmesi ve izlenebilirliğin sağlanması gerekmektedir. Bunun yanında sektörün dış pazarlara açılması, rekabet gücüne erişmesi, süt tozu ve süt mamullerinde ihracat bazlı büyüme öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Süt sığırcılığında ihracat bazlı büyüme kırmızı et arzında da önemli bir güvence sağlayacaktır.

Refah düzeyindeki artış, tüketim alışkanlıklarındaki değişim, hızlı kentleşme ve turizm sektöründeki büyüme kırmızı ete olan talebi her geçen gün artırmaktadır. Yeni bir bakış açısıyla süt sığırcılığında üretimde sürdürülebilirliği sağlayacak ve planlı büyümeyi hedefleyecek, kırmızı ette ise üretimi artıracak projeler geliştirdik."

                                Mera Hayvancılığı Yetiştiricilik Bölgesi

Milli Tarım Projesi'ne göre, Ağrı,Ardahan,Artvin,Bayburt,Bingöl,Bitlis,Çankırı, Çorum,Elazığ, Erzincan, Erzurum,Giresun Gümüşhane,Iğdır,Kars,Kastamonu,Kayseri, Malatya, Muş, Samsun,Sivas,Şırnak,Tunceli,Van Yozgat’tan oluşan 25 il, “Mera Hayvancılığı Yetiştirici Bölgesi” kapsamında ilave destekler alacak.Bu illerde ağıl ve ahır yapımına veya yenilenmesine yüzde 50 hibe desteği verilecek. Et sığırcılığına uygun 200 başa kadar düve alımına yüzde 30 hibe desteği sağlanacak.Bu bölgedeki yetiştiricilere buzağı başına 200 lira daha fazla destek ödenecek.

                                   Damızlık Düve Üretim Merkezleri

Proje kapsamında, Adana, Adıyaman, Afyon, Aksaray, Amasya, Aydın, Balıkesir, Burdur,  Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Edirne, Erzurum, İzmir, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Konya, Malatya, Manisa, Muğla, Muş, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Yozgat’ı kapsayan 31 il Damızlık Düve Üretim Merkezi olarak ilan edildi. Bu illeri kapsayan bölgede en az 500 baş kapasiteli damızlık gebe düve merkezlerinin kurulması öngörülüyor. Kurulacak bu işletmeler için inşaat,hayvan alımı ve makine alımında yüzde 50 hibe desteği verilecek.

Ayrıca 22 ilde en az 500 baş kapasiteli Damızlık-Koç Teke Üretim Merkezleri, 8 ilde ise en az 250 baş kapasiteli Damızlık Manda Üretim Merkezleri kurulması öngörülüyor. Ette sınıflandırma,sütte anlık kayıt sistemi,hayvan hastalıklarıyla mücadele gibi konularda da düzenlemeler öngörülüyor.

Milli Tarım Projesi ile hayvancılıkta yapılmak istenen üretimin, ticaretin ve ihracatın planlanması. Bu gerçekleştirilebilirse Türkiye, hayvancılıkta düştüğü krizden çıkabilir. Ancak uygulamada özellikle çiğ sütle ilgili ciddi sorunlar var. Ulusal Süt Konseyi'nin belirlediği çiğ süt referans fiyatı Temmuz 2014 yılından bu yana artırılmıyor. Çiğ süt fiyatının artmaması ve buna karşılık maliyetlerin artması üreticinin üretim yapmasının önündeki en büyük engel.

Hem Milli Tarım Projesi'ne yansıyan hem de bakanlık yetkilileri ile konuşmalarımızda edindiğimiz izlenim bundan sonra çiğ süt üretiminin ikinci planda olacağı, ağırlığın et üretimini artırıcı çalışmalara verileceği yönünde. Bu sektördeki yapının da değişmesini sağlayacak.

Özetle, hayvancılıkta yeni yılda yeni bir dönem başlayacak. Sektördeki herkesin buna hazırlıklı olmasında yarar var.

 Ali Ekber YILDIRIM

Dünya Gazetesi Tarım Yazarı

www.tarimdunyasi.net

 

 

 

 

 

           

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.