22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

ÜLKE HAYVANCILIĞI | Nejat DEVECİ

PROBLEMLİ ve ÇÖZÜM BEKLEYEN SEKTÖR: ÜLKE HAYVANCILIĞI

 

Yazıma başlarken üzerinde mutabık olmamız gerektiğini düşündüğüm iki temel doğruyu ifade etmek istiyorum.

1- Ülkemiz mevcut coğrafi, kültürel ve ekonomik özellikleri dikkate alındığında her türlü hayvansal ürün üretimi için uygun ortama ve potansiyele sahiptir.

2- Süt, et ve ürünleri serbest piyasa koşullarına bırakılamayacak kadar değerli ve stratejik temel besin hammaddeleridir.

Yeterli ve dengeli beslenmemizde önemli rolü bulunan bu iki temel besin hammaddesi doğrudan hayvancılık sektörümüzün gelişimine endekslidir.

Sektörün gelişiminin;

- Ulusal geliri ve istihdamı arttırmak,

- Kırsal alandaki işsizliği azaltmak,

- Kırsal alandan kente göçü önlemek,

- Et, süt, deri, tekstil, ilaç ve kozmetik gibi sanayi dallarına hammadde üretmek gibi önemli ekonomik ve sosyal faydaları vardır.

Yukarıda belirttiğim, sektörün ülkeye sosyo-ekonomik faydaları yadsınamaz bir gerçek, bunun yanı sıra 1. ve 2. maddelerde belirttiğim doğrular ile de mutabıkız. O halde nasıl oluyor da bu sektör son 50 yıldır problemli ve sorunlarına çözüm üretemiyor ?

İşte tam bu noktada samimi olmamız, dürüst olmamız gerekiyor. Problemin çözülmeyişinde temel etkenler;

1- İşletmelerin küçük ölçekli olması.

2- Bilgi ve teknoloji  eksikliği.

3- Kaçak hayvan girişi, denetim eksikliği ve hayvan ithalatı.

4- Salgın hastalıklarla mücadele edilmemesi. Ari sürülerin yeteri kadar oluşturulamaması.

5- Birlik ve kooperatiflerin görev ve yetki alanlarının tam belirlenememesi veya birbiriyle çatışmasıdır. (Aslında örgüt kirliliği vardır.)

6- Üretilen hammaddenin denetim eksikliği. Akredite laboratuarların eksikliği.

7- EBK (Et ve Balık Kurumu), SEK (Süt Endüstrisi kurumu)özelleştirilmiştir. (Bu iki kuruluş devletin elindeki piyasayı kontrol edebildiği, piyasa düzenleyici yegane kuruluşlardı. Et balık kurumu 2005 yılından itibaren kalan 9 kombinasıyla kamuya dönmüştür.)

8- Yem, süt, et paritesine göre müdahale fiyatının olmayışı, üreticiyi ürününü değerine satamama noktasına getirmektedir.

9- Desteklemelerin uzun vadede süreklilik arz etmemesi ve zamanında ödenmemesi. (Yatırımcı bir sene sonrası için bile ne olacağını bilememekte, ileriyi görememektedir. Güvensizlik yaratılmıştır.)

10- Marketler yasasının çıkarılmaması.

11- Tüketici birliklerinin ürünün satış fiyatı-kalitesi-hijyeni konularında tamamen sessiz kalması.

12- Kayıt dışı üretim – satışların yeterli denetleneme olmaması.

13- Haksız rekabetin önlenmesi.

14- Süt tüketiminin AB ülkeleri düzeyine gelememesi.

15- Et, süt borsasının oluşturulamaması.

16- Kota oluşturulması düşünülmedi.

17- Enerji girdilerinin AB ortalamalarının üzerinde olması.

18- Hammadde fiyatlarının üreticiye dünya fiyatları ile satışının gerçekleşmemesi.

Sorunların çözüm önerisini beraber getirdiğine dikkat çekmek istiyorum. Ülke hayvancılığımızın problemlerinin çözümü uzun vadeli ulusal politikalar ile mümkündür. Ulusal politikaların oluşturulması da sektör paydaşlarının bir araya getirilmesi ile gerçekleşir. 

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.