22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

MALUMUNUZ SEÇİMLER YAKLAŞIYOR ! | Atilla CELEP

MALUMUNUZ SEÇİMLER YAKLAŞIYOR !

Bizler balık hafızalı bir millet olduğumuz için son üç yıldır yaşadıklarımızı; başlıklar halinde hatırlatmak istedim, belki herkes kıssadan hissesine düşeni alır !

• 2008 – 2009 yıllarında, süt fiyatının, yem süt paritesine göre 1’e 1,5 olması gerekirken 800 grama düşmesi sonucunda, çaresiz kalan süt üreticisi 1 milyon anaç ineğini kesmiştir.

• Bu gelişmenin sonucunda 2010 yılında doğal olarak et krizi yaşanmıştır. Hatta Türkiye ilk defa kurbanlıklarını bile ithal etmek zorunda kalmıştır.

• Çiğ süt taban fiyatı 2012 yılı Ocak-Şubat aylarında 85 kuruş olmuştur.

• GTH Bakanlığımız hemen acil eylem planı olarak ilk iş olarak hayvan ithalatını serbest bırakmış ve sıfır faizli krediler vererek Türk girişimcilerini hayvancılık yapmaya özendirmiştir.

• Tabii, bizim gözü kara müteşebbislerimizde yıllar önce turizm ve tekstil sektörlerinde olduğu gibi balıklama atlamış ve 5 katrilyonluk sıfır faizli kredi kullanarak hayvancılığa yatırım yapmıştır.

• Ancak her konuda olduğu gibi günübirlik düşünen planlamacılarımız bu kurulan işletmelerin ürettiği sütü nasıl ve ne şekilde tüketeceğini, bu sütün üretilebilmesi için gerekli olan kaba yem ihtiyacını ve çıkan gübreyi nasıl değerlendireceğini hiç düşünmemiştir.

• Arz talep dengesi bozulduğundan süt taban fiyatı 85 kuruştan 67 kuruşa kadar düşmüştür.

• Son üç yıldır artan yem fiyatları, mazot ve döviz karşısında süt fiyatları yerinde saymış hatta dönem dönem geriye gitmiştir.

• 2011 – 2012 yıllarında saman krizi yaşanmış ve Türkiye tarihinde ilk kez yonca, saman, otu ithal etmek zorunda kalmıştır.

• Yem süt paritesi 2013 Mart-Nisan-Mayıs aylarında yine 1’e 1,5 yerine 800 – 900 grama gerilemiştir.

• Bu arada yıllar çabucak geçmiş ve sıfır faizli kredi alanların 2 yıl ödemesiz balayı dönemi göz açıp kapayıncaya kadar geçmiştir. 2013 yılı 2. Yarısında faizsiz kredilerin ilk anapara ödemeleri başlamıştır.

• 2013 yılı Ağustos ayı itibariyle süt taban fiyatı, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt maliyetini 1.13 TL olarak belirlemesine rağmen 1.00 TL olarak açıklanmış ve üreticiye bir darbe daha vurulmuştur.

• Bugün itibariyle yem-süt paritesi 1 kg süt = 1 kg yem alabilmektedir. Bu da sektör için yine alarm zilleri çalıyor demektir.

• Üç yıldır bir türlü belini doğrultamayan üretici yine sütveren ineğini kesmeye başlamıştır.

• Bakanlığımız bu duruma seyirci kalmaya devam etmektedir, 2010 yılında teşvik vererek özendirdiği yatırımcıya kulaklarını tıkamıştır. Onların birer birer kapanmalarını seyretmektedir.

• Üç yıldır söylenen Et ve Süt Piyasa Düzenleme Kurulu faaliyete başlayamamıştır.

• Süt Tedarik Yönetmeliği çıkartılamamıştır.

• Canlı hayvan ithalatı halen devam etmektedir.

• Sokak sütçüleri hortlamıştır, sadece İstanbul’da günde 500 ton gayri sıhhi şartlarda sokak sütü kayıtdışı olarak satılmaktadır.

• Bu arada üreticiden 1 TL’ye alınan süt, yağı alındıktan sonra, 4 TL’ye marketlerde günlük süt olarak satılmaktadır.

• Süt sanayicimiz, Avrupayı da aşıp dünyada en büyükler arasında yer edinmiştir. Türkiye’de ise ilk 500 büyük firma arasında yerlerini almışlardır.

• Tarım Kredi ve Ziraat Bankası kredilerinin ertelenmesi için üretici heyetleri Ankara’nın yolunu tutmuşlardır.

Sonuç olarak; nüfusumuzun % 25-30’u tarım ve hayvancılıkla uğraştığına göre ve yukarıda yaşadığımız sıkıntılı sürecin sandığa nasıl yansıyacağını tahmin etmek pek de zor olmasa gerek diye düşünüyorum. Bu durumu benden daha iyi gördüğüne inandığım iktidarımızın, seçimlere bir buçuk yıl kaldığını göz önüne alarak üretici lehine birşeyler yapması için hala zamanı var diye düşünüyorum.

Bekleyip göreceğiz,

Hoşçakalın,

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.