22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

ÜRETİCİ GERÇEĞİ | Nejat DEVECİ

ÜRETİCİ GERÇEĞİ

Türkiye'de karkas et ve çiğ süt üreten üreticiler için işlerin yolunda gittiği söylenemez. Ülkemizde Tarım ve Hayvancılığa çok ciddi destek verilmesi işleri yoluna sokmadı.

 Yüksek girdi maliyetlerimizin  üzerine dünyanın en pahalı mazotunu, samanını, yoncasını, kullanarak et ve süt üretmeyi düşünmek, dünya ile rekabet etmeğe çalışmak çılgınlık olur. 

Hayvancılığa ve tarıma ne kadar destek  verilirse verilsin elde ettiğiniz ürünleri maliyetinizin altında satmak zorunda kalırsanız iflas kaçınılmaz olacaktır. Kısaca özetlemek gerekirse 1 TL 1 kg yem alıp,  14 TL 1 kg karkas et, 0,90 krş. 1 lt. çiğ süt üretmek bu enerji maliyetleri ile imkansızdır. Her ne kadar tarım da dünya yedinciliğimiz ve Avrupa birinciliğimiz olsa da sapımız, samanımız, otumuz, yoncamız, danamız, düvemiz, mısırımız, soyamız, kepeğimiz, arpamız, kanolamız  …..   yurt dışından gelmektedir.

Hayvancılığın en büyük girdisi olan yem hammaddeleri ve enerji fiyatlarının yükselmesi, ürettiğimiz karkas et ve çiğ süt fiyatlarına yansıyamadı. 

2010 Ocak çiğ süt ihalesi 0,85 krş. olarak belirlenirken, aradan geçen 3 seneden fazla sürede çiğ süt fiyatları %6'lık bir artışla 0,90 krş. olmuştur. Karkas et 3 yıl önce 17 TL şimdi 14 TL Hammadde ve enerji girdilerindeki  üç yıllık artış ortalama %100'ü bulmuştur. Bu durumda üretim sürdürülebilir olmaktan çıkmış, Tarım Bakanlığı ve Ziraat Bankasının kredi desteği ile kurulan işletmelerin kimi iflas etmiş kimi de iflasın eşiğine gelmiştir. 

İflas eden işletmelere  yeni yatırımcılar bulmak için Ziraat Bankasının indirimli kredi kullandırması sorunun çözümü olmayacaktır. Hayvancılığa verdiğiniz 2,2 milyar TL desteği 22 milyar TL'ye çıkarsanız da çözüm değildir. Bu sadece devletin, milletin kaynaklarını sanayiciye aktarmaktan öteye geçmeyecektir. 

Seklerin özelleştirilmesi ile sanayicinin kazanç kapısı haline gelen çiğ süt üreticisinin yeni umudu piyasa müdahale kurumu olacaktır. Yıllardır sürekli anlatmaya çalıştığımız çiğ sütte piyasa düzeni kurulması ile  ilgili çalışmalar yavaş da olsa başlamıştır. Dileğimiz bu işi üstlenecek kurumun sermaye yapısının güçlü olması ve müdahaleyi yapabilecek enstrümanlara sahip olmasıdır. 

Süt tozu ve okul sütü gibi projeler süt birlikleri tarafından yürütülmelidir. Sanayiciye verilen süt tozu ve okul sütü desteği piyasada regülasyon görevi görmemektedir. Bu durum  süt üreticisi için bir anlam taşımamaktadır.

Yeteri kadar kışlık kaba yemini alamayan, yemciye borç yüzünden hayvanına yem veremeyen,  bankaya kredi borcunu ödemeyen, yüksek enerji maliyetleri altında ezilen et ve süt üreticisi acil çare beklemektedir. Biz üreticileri çareyi meydanlarda arama zorunda bırakmayınız. 

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.