22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

ÇİĞ SÜTTE KRİZ DERİNLEŞİYOR. | Nejat DEVECİ

ÇİĞ SÜTTE KRİZ DERİNLEŞİYOR.

İnşaat mühendisinden tekstilciye, estetik cerrahından makineciye kadar toplumun teminat gösterebilen kesimi sıfır faiz sendromuna yakalandı.

2008 yılında düşürülen çiğ süt taban fiyatları ve kaldırılan teşviklerle çöken hayvancılık sektörünü canlandırma ve yeniden hayata geçirme çabasıyla yatırımcıya sıfır faiz ile hayvancılık kredisi verilmeye başlandı.

Eni, boyu ve alt yapısı düşünülmeden çıkartılan bu sıfır faizli kredi sektör dışından hayvancılıkla uzaktan, yakından ilgisi olmayan birçok yatırımcıya cazip geldi. Binlerce kişi bu krediyi kullandı.

Çiğ sütte bir piyasa düzeni kurulmadan, süt üretimi sürekliliği sağlanmadan bu kredileri vermek akıl dışıdır.

İthalat ile gelen damızlıklar daha süt vermeye başlamadan çiğ sütte kriz başlamıştır.

Son yapılan süt ihalelerinde bakanlığımızın gayret ve çabalarıyla çiğ süt taban fiyatları düşürülemedi, gibi görünse de sanayici birçok yerde süt bırakarak çiftlik sütlerinin kalite primlerini % 10-12 seviyesine çekerek çiftlik sütlerinin fiyatını düşürmüştür.

Çiğ sütte ki arz fazlalığının temel sebeplerinden biride yurt dışında gelen protein ,kazein,krema ,süt tozu gibi ürünlerin sanayici tarafında kullanılmasıdır.

16 şubat 2009 tarihinde 27143 sayılı resmi gazetede yayınlanan yoğurt tebliğine göre yoğurt yapımında kullanılan çiğ sütün azaltılması da arz talep dengesini olumsuz etkilemiştir.

Sonuç olarak son bir yılda çiğ süt fiyatları %14 gerilerken süt yemi fiyatları % 35 artmıştır.

En büyük girdisi yem olan hayvancılık işletmeleri 2008 yılında olduğu gibi 1 kg çiğ süt  ile    1 kg süt yemi alamamaktadır. Yem – süt paritesi üretici aleyhine değişmeye devam etmektedir.

Süt krizi önlem alınmadığı takdirde önümüzdeki aylarda derinleşerek devam edecek ve ithal edilen damızlık hayvanları da üretici kesime yollamak zorunda kalacaktır.

Tam gaz devam eden ithalat furyası sonucu besi işletmelerinin 2011 yılında kar etmesi imkânsız hale gelmiştir. İthalat furyası yeni kurulan çiftliklerin batmasına verilen kredilerin ödenmemesine sebep olacaktır.

Sıfır faizli kredi ve sınırsız ithalat AB ve ABD çiftçisini desteklemekte başka bir işe yaramayacaktır.

Sektörün böyle bir krediye ihtiyacı vardı. Bu kredinin amacı küçük işletmeleri, aile işletmelerini, yok olmak üzere olan işletmeleri, yenilemek, büyütmek ve teknolojiyi yakalamalarını sağlamak olmalıydı.

2008 krizinden etkilenip toparlanamayan, büyüyemeyen işletmelere bu krediler can suyu olmalıydı.

Tarım ve hayvancılık asıl geçim kaynağı olan 5-10 başlık ufak işletmeleri büyütmek asıl hedef olmalıydı. Yanlış hedefe giden krediler çiğ süt de arz fazlalığı yaratacaktır.

2011-2012 yıllarında artan çiğ süt üretimini sürdürebilirliğinin sağlanması için acil önlem alınmalıdır.

1-      Süt tüketimi çeşitli kampanya ve desteklemeler ile arttırılmalı.(halk sütü, okul sütü, asker sütü)

2-      Et ve süt ürünlerinin ithalatı kesinlikle durdurulmalı.

3-      Teşvikler yeniden yapılandırılmalı üretime teşvik hedef olmalıdır.

4-      Süt ürünleri tebliği yeniden değiştirilerek yoğurt ve peynirde daha çok çiğ süt  kullandırılmalı.

5-      Maliyetler göz önüne alınarak çiğ süt taban fiyatı yeniden belirlenmeli.

6-      Fındık, buğday, mısır, pancar gibi ürünlere nasıl müdahale fiyatı açıklanıyorsa, çiğ sütte de bu                   yapılmalı.( 4 adet süt tozu fabrikası ile müdahale alımları yapılmalı.)

7-      Sütte üretimden ve tüketime kadar piyasa düzeni getirecek yasalar çıkartılmalı.

Yukarıda saydığım bu önlemler alınmadığı durumda teşvikler ile kurulan yeni işletmeler zor duruma düşerken, küçük aile işletmeleri de sektörden çıkmak zorunda kalacaktır.

Çiğ süt fiyatlarının gerilemesi sektör içinde 2008’den daha büyük bir krize neden olacaktır.

 

 

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.