22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

Sevgili Dostlar, | N. Adnan YILDIZ

Sevgili Dostlar,

Yazıma başlamadan önce, bir gerçeği de ister istemez kabullenmek durumunda kaldığımı ifade etmek istiyorum. Yayıncılık gerçekten zaman ve özveri isteyen bir iş, elde olmayan sebeplerden dolayı maalesef dergimiz “ TÜSEDAD” bir süre sizlerle buluşamadı. Bunun için hoşgörünüze sığınarak bizleri bağışlamanızı diliyorum.

İyisi-kötüsü, eğrisi-doğrusu ile bir seneyi daha geride bırakmış bulunuyoruz. Dilerim 2011 yılı hepimize önce sağlık ve sonrasında da başarı, mutluluk ve bol kazanç getirir.

Geride bıraktığımız 2010 yılı sektörümüz için başarılı bir yıl olmamıştır. Yapıla gelen hatalarda ısrar edilmiştir. Et ve süt üretimini artırmak amacı ile 1 Ağustos 2010 tarihinden geçerli olmak üzere Ziraat Bankası “0” faiz ve 7 senede geri ödeme koşulu ile kredi vermeye başlamıştır. Biz üreticiler Z.B.’ nın bu kararını sektörü destekleyen yerinde bir karar olarak sevinçle karşıladık. Fakat hemen akabinde gümrük vergilerinin indirilmesi ile canlı besi hayvanı, et ve gebe düve ithalatı serbest hale getirildi. Biri birine taban tabana zıt olan bu iki kararı doğrusu biz üreticiler yorumlamakta zorlanıyoruz.  73 milyon gibi kalabalık bir nüfusu ithalat ile besleyemezsiniz. Yani, taşıma su ile değirmeni döndürmeye çalışmak abesle iştiğaldir. Önceki yıllarda denenip görüldüğü gibi geçtiğimiz yılda yapılan et ve canlı hayvan ithali amaca hizmet etmemiştir. Bunun yanı sıra üreticide hem tedirgin edilmiştir hem de mağdur edilmiştir. Yarınına şüphe ile bakmaktadır, büyüme ve kendisini geliştirme fırsatı elinden alınmaktadır.

Yanlışın neresinden dönülürse kardır mantığı ile ve aynı zamanda bu işin mutfağında olan kesimin temsilcisi olarak ve dillendirdiklerimizin de dikkate alınacağını umut ederek ülke gerçekleri olan tespit ve önerilerimizi sıralamaya çalışacağım;

Tespitler:

1- Ülkemiz 73 milyon nüfusa sahiptir, sağlıklı nesiller yetiştirebilmek için bu nüfusun rahatlıkla temel besin hammaddesi, hayvansal protein kaynağı olan, ete ve süte ulaşabilmesi, tüketebilmesi gerekmektedir.

2- Gerek AB ülkelerinde ve gerekse A.B.D.’de et ve süt stratejik temel besin hammaddeleri olarak kabul görmüş ve çeşitli şekillerde üreticiler koruma şemsiyesi altına alınmıştır. Maalesef ülkemiz henüz bu olgunluğa ulaşamamıştır.

3- Ülkemizde besi hayvancılığı yeterince desteklenmediği için et ihtiyacı da süt sığırcılığı yapan işletmelerden temin edilmektedir. Yani, çiğ sütün değerine satılamadığı dönemlerde et sıkıntısı da doğal olarak yaşanmaktadır. Geçtiğimiz 2008-2009 yıllarında yem hammadde fiyatlarının aşırı yükselmesi (işletmelerin aylık giderleri içerisinde yem hammaddesi %65-70 arasındadır) aynı süreçte süt taban fiyatlarının da (ithal süt tozu)  40 kuruşlara kadar gerilemesi kayıtlı 1 milyon baş anaç hayvanın kesime gitmesine sebep olmuştur. Annenin yok edilmesi durumunda yavrunuzda olamaz. Doğal neticesi olarak etinizde sütünüzde olamaz.

4- Hayvancılık sektöründe doğru veya yanlış alınan kararların neticelerini en erken 18 ay sonra görürsünüz. Bugün yaşanan et krizi 2008-2009 yıllarında yapılan yanlışlıkların neticesidir.

5- Bu sektör doğası gereği “DUR-KALK” lara izin vermez. Alınacak tedbirlerde, verilecek desteklerde uzun vadeli olmalıdır ve süreklilik arz etmelidir. ( Bugün doğan bir erkek buzağı en erken 14-15 ay, bir dişi buzağı 24 ay sonra doğduğu işletmeye artı değer olarak yazılır)

Öneriler:

1-    Yapılan ithalat yanlışına son verilmelidir

2-    Besi hayvancılığı özellikle Doğu ve G.Doğu illerimizde desteklenmelidir.

3-    Kaçak hayvan girişi ve çıkışı mutlaka önlenmelidir.

4-  Verimliliğin ve hijyenin artırılması için özellikle köylerimizde toplu hayvancılık yapımı (min. 50 baş) özendirilmelidir. Bunun için devletin modeller ve destekler üretmesi gerekmektedir.

5-    Süt taban fiyatının tespiti devletin kontrolüne alınmalıdır.

6- Süt taban fiyatının oluşumundaki ihale düzeni yeniden yapılandırılmalı ve devletin hakemliğinde gerçekleştirilmelidir.

7-   EBK (Et ve Balık Kurumu) ve SEK (Süt Endüstrisi Kurumu) mutlaka yeniden yapılandırılmalı ve hayata geçirilmelidir. (Özelleştirilmeden önceki piyasa denetleyicisi rolüne yeniden kavuşturulmalıdır.)

8-   Süt tüketimi artırılmalıdır. Bunun için annelerin bilgilendirilmesi, okul sütü projesi ve derneğimizin projesi olan “Halk Süt Projesinin” de belediyelerimiz kanalı ile hayata geçirilmesi gerekmektedir.

 

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.