22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

KÖTÜ EV SAHİBİ, KİRACIYI MÜLK SAHİBİ YAPARMIŞ. | Atilla CELEP

KÖTÜ EV SAHİBİ, KİRACIYI MÜLK SAHİBİ YAPARMIŞ.

Çiğ süt taban fiyatlarındaki istikrarsızlık canımıza tak dedirtti. Yıllardır devletin müdahale kanunu kurmasını ve süt piyasasını düzenleyerek bize sahip çıkmasını istedik olmadı.

Sanayicilerden insaf diledik olmadı.

Yemcilere etmeyin, eylemeyin dedik olmadı.

Bir türlü hiç kimseye derdimizi anlatamadık.

Geçtiğimiz  senelerde  çaresizlikten  ineklerimizi  kestik.  Şimdi  onu da  alan  yok, çünkü ithal et geliyor.

Peki ne yapmalıyız ?

Bu sarmaldan nasıl kurtuluruz ?

Bunca yılımızı verdiğimiz, bunca yatırım yaptığımız işletmelerimizi kapatıp gidecek miyiz?

Hayır ?

Bence birlik olup sütümüzü kendimiz işlemeliyiz. Bu çok zor biliyorum. Ancak başka çare kalmadı. Aslında herkes kendi işini yapmalı; çiftçi tarımla uğraşıp bizlere yem hammaddesi üretmeli, bizler hayvancılığı en doğru ve verimli şekilde yapmalıyız. Sanayici de sütü işleyip satmalı. Gelişmiş ülkelerde örneğin İngiltere de bir üretici kooperatifi ülkenin sütünün %55’ini işliyor, kapitalist A.B.D’ de bile süt üretici kooperatiflerince işlenip satılıyor. Yada Hollanda ve Fransa da olduğu gibi çiftlikler küçük mandıralar kurup kendi sütlerini kendileri işleyip, butik, niş ürünler üretiyor ve satıyorlar. Türkiye deki süt ürünleri pazarına baktığımızda ilk büyük 10 markanın ürettiği bulk (standart) ürünler dışında, birde merdiven altı tabir edilen kalitesiz fiyat gözetilerek üretilen ürünler var.

Oysa halk; yöresel ürünleri, yöresel tat ve lezzette, güvenerek alabileceği süt ürünlerine hasret. Mandıra kurmak, satış ve pazarlama ile uğraşmak, tanınmak, üretim yapmak çok maliyetli ve zor işler. Tek tek işletmeler  için maliyeti ağır olabilir. Ancak bölgesel bazda 3–4 işletme bir araya gelerek devletinde  (KOBİ) destekleri ile birlikte risk ve iş yükü paylaşılabilir. Artık herkesten medet ummak yerine, kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz. Aslında bu konuya Tire Kooperatifi çok güzel bir örnek. İzmir belediyesinin verdiği destekle, okul sütüyle başlandı. Şimdi ise kendi üretim tesislerini kurdular. Sayın başkan Mahmut ESKİYÖRÜK’ ü buradan başarıları dolayısıyla kutluyorum. Açılış davetiyesi için ayrıca teşekkür ederim. İkinci güzel örnek Bursa Yenişehir süt üreticileri bir kırsal kalkınma desteği ile çok güzel bir üretim tesisi kurdular ve sanıyorum yakında üretime başlanacak. Büyük işletmelerden Saray Tarım İşletmeleri de kendi ürünlerini işleyip kendi satış mağazalarında satmaya başladı. Bu konuda çalışmaları devam eden arkadaşlarda var. Tüm üretici arkadaşlara,  bu konuda yoğunlaşarak araştırma yapmalarını öneriyorum.

Ne demişler; “Kul sıkışmayınca, hızır yetişmezmiş.” veya “Kötü ev sahibi, kiracısını mülk sahibi yaparmış.”

 

Sütünüz bol olsun,

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.