22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

HAYVANCILIKTA BOŞA GEÇEN YILLAR | Nejat DEVECİ

HAYVANCILIKTA BOŞA GEÇEN YILLAR

Ülke hayvancılığının son beş yılı, kayıp yıllar olarak geçmiştir.

TÜİK’in hayvansal üretim istatistiklerine göre 2001 yılında 10.680.000 büyük baş, 35.693.000 küçük baş, hayvanımız vardı. Aradan geçen 10 yılda nüfus hızla artarken hayvan sayılarında ciddi azalma olmuştur.

AB kişi başı yıllık içme sütü tüketimi 70 lt. üzerindeyken Türkiye’de 25 litreyi geçmemiştir. Süt ve süt ürünlerinin tüketimi ise AB’de 342,5 lt. Türkiye’de 146 lt.’dir. Bu tüketim rakamlarına baktığımız zaman, insanlarımızı protein açısından besleyemediğimizi görürsünüz. Bunun nedeni de Türkiye Tarım ve Hayvancılıkta oy kaygısıyla uygulanan popülist politikalardır. Dergimizin kapak sayfasını incelediğinizde, çıkan kararname ve yönetmeliklerle Türk hayvancılığının son yıllarının çöküş yılları olduğunu, ithalata dayalı politikalarla, et ve süt ürünlerini tüketmeye başladığımızı göreceksiniz. Bu çöküşe sebep olan kararlara bir göz atalım.

* Doğrudan destekleri kaldırırken, hayvan başı destek çıkartılarak kalite ve verimlilik cezalandırıldı.

* Hükümet yanlısı süt birlikleri ve hayvancılık kooperatifleri kurdurularak örgüt karmaşası yaşatıldı.

* Sosyal politikalar adı altında ikişer inek dağıtmak, hastalıkların hızla yayılmasına neden  oldu. 

* İçi boşaltılarak kurulan süt konseyi abesle iştigal etmekten başka işe yaramadı.

* Üretmek yerine ithal etmek prensip oldu. Dana, düve, et, süt, kazein, protein, süt tozu, krema ……… sıralaması uzadı gitti.

* İçerdeki üretici çarpık ihale düzeni ile sanayicinin kölesi yapıldı.

* Yoğurdumuzun kuru madde ve proteini ile oynadılar. İnsanların protein ile beslenip, zeka düzeylerinin gelişmesinden korktular.

* Çiğ süt üretimini 23 milyon ton, et üretimini 1,3 milyon ton yapılması için hazırlanan ana planlar, strateji belgeleri sınıfta kaldı.

* Skandallarla dolu et ve canlı hayvan ihaleleri ile ufkumuz açıldı.

* Kırsal kalkınma hibe ve desteklerinde Diyarbakır 112,5 milyon TL. ile Türkiye rekoru kırarken, AKP’nin millet vekili çıkaramadığı Tunceli 3 milyon TL. ile en az hibe ve destek alan il oldu. Burada da adil düzen kendini gösterdi.

* Durumu kurtarmak için sıfır faizli kredilere umut bağlandı.

Plansız programsız günü kurtarmak için alınan kararlar dilerim Türk hayvancılığı için yararlı olur. Ülkemizin gerçeklerini göz önünde bulundurarak daha uzun vadeli tarım politikalarına ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

Bir çiğ süt üreticisi olarak, sürdürülebilir kesintisiz üretim için şartların oluşmasını beklerken, birçoğumuzun işletmeleri kaybolup gidiyor. Yeni dönemde çiğ süt üreticisinin sorunlarına öncelik verilmesi temel ilke olmalıdır.

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.