22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

SÜT SIĞIRCILIĞI YAPAN İŞLETMELER NEDEN ZARAR EDİYOR? | N. Adnan YILDIZ

SÜT SIĞIRCILIĞI YAPAN İŞLETMELER NEDEN ZARAR EDİYOR?

 

Sevgili dostlar,

Yaklaşık 8-9 yıldır süt sığırcılığı yapan bir işletmenin ortağı olarak bu soruyu kendi kendime sorduğumda doğru cevabı bulabilmek için gerçekten samimi ve dürüst olmam gerektiğine inandım ve öylede davrandım :

Öncelikle, ülke hayvancılığımızın yapısal şeklini göz önüne aldığımızda,

1-      Dam Hayvancılığı ( 1-9 baş arası )

2-      Süt Çiftlikleri ( 10-50 baş arası ) 

3-      Süt İşletmeleri ( 50 baş ve üzeri, teknolojiyi kullanan, teknik bilgiye sahip ) başlıkları altında sınıflandırabiliriz. Benim irdelemeye çalışacağım Süt İşletmeleri.

Temel taşlarının yerlerine doğru oturtulması o işletmenin geleceğini de belirler. Nelerdir bu temel taşları diye düşündüğümüzde,

1-Kuruluş Aşaması;

a) işletmenin yerinin ve yerleşiminin doğru yapılması

b) doğru ekipmanın seçilmesi

c) teknik kadronun oluşturulması

d) işletmenin devamlılığında en temel esas olan sağlıklı damızlık sürünün toplanması

e) ilk 3-4 seneyi problemsiz aşabilecek kuruluş sermayesinin olması

2-İşletme Aşaması;

a) uzman teknik kadro ve tecrübeli bakıcıların bulundurulması

b) tüm kayıtların tutulması

c) sürü yönetim programına özen gösterilmesi

d) kaliteli yemin zamanında temini ve depolanması

e) hayvan refahı için gerekenlerin eksiksiz sağlanması

3-Süreklilik Aşaması;

      a) sürü ve yıl bazında ortalama 27 lt/gün süt alabilmek

      b) sene bazında her anaçtan 1 buzağı alabilmek

Bu tarz işletmeler için gerekli olan sermayenin küçümsenemeyecek ölçeklerde olduğu sektörün tüm paydaşları tarafından bilinmektedir. Yine hepimizin bildiği gibi sermaye sahibinin amacı para kazanmaktır. Bilgisini, deneyimini, zamanını ve sermayesini bu işe kanale eden yatırımcı, yukarıda sıraladığımız 1. ve 2. aşamaları koşulsuz yerine getirmektedir. Bu amaçla, üniversitelerimizden ve teknik danışmanlardan yardım almaktadır. 3. aşamada da bilgi ve deneyimine saygı duyulan teknik kadronun becerisi ile sürekliliği sağlamaktadır.

En azından temsil ettiğim derneğimiz Tüsedad’ın üyelerinin bu koşulları sağladığını biliyorum. Yine biliyorum ki mutlu değiller çünkü ZARAR ediyorlar.

Bir işletme için olmazsa olmaz diye belirlediğimiz ve yukarıda sıraladığım maddeleri (koşulları) yerine getirip de zarar ediyorsanız problemin sizden kaynaklanmayan etkenlerden olabileceğini düşünmeye başlıyorsunuz. Buna “Yönetemediğiniz Koşullar” denebilir.

Yönetemediğimiz Koşular diye isimlendirdiğimiz hususlar zaten yıllardır her platformda dillendirmeye çalıştığımız,

1-      üreticinin sattığı 1 lt. süt ile 1,5 kg. yem alamaması,

2-      süt taban fiyatının belirlenmesin de, maalesef, söz sahibi olamaması,

3-      Müdahale Kurumu olmaması,

4-      Süt tozu, kazein ve süt protein’in ithalatının engellenememesi,

5-      Süt tüketiminin artırılamaması hususlarıdır.

Son birkaç haftadır derneğimizi temsilen katılmış olduğum sektör toplantılarında ve seminerlerde Bakanlığımız üst düzey yetkililerinden

1-      Hayvansal Üretim Piyasa Düzenleme Kurumu HPDK’nın (Müdahale Kurumu) kuruluş aşamasında olduğunu ve çalışmaların sürdürüldüğünü,

2-      Süt tozu, kazein ve süt protein’i ithalatının yasaklandığını,

3-      Süt tüketiminin artırılması amacı ile “Okul Sütü” projesinin yılbaşı itibariyle hayata geçirileceğini,

4-      Süt taban fiyatı oluşumunun Ulusal Süt Konseyinde belirleneceğini öğrenmiş bulunuyorum. Biz üreticiler için SEVİNDİRİCİDİR.

Bakanlığımızın, aldığı kararlarda “DİK DURMASI” ile yıllardır biz üreticileri üzen bu konunun çözüme ulaşacağına ve aynı istikamete giden geminin tüm yolcuları olan üreticilerin-sanayicilerin-nihai tüketicilerin mutlu olacağına dair inancımı korumak arzusu ile,

 

Saygılarımla.

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.