22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

KISA ve FAKAT ÖZ !!!! | N. Adnan YILDIZ

KISA ve FAKAT ÖZ !!!!

 

Sevgili Dostlar,

Denizcilik de yaygın olan bir söz vardır. Derler ki; “İnsan bir tekne alırken sevinir ve bir de satarken sevinir” . Bu söylem maalesef artık sektörümüzde de kabul görmeye, geçerli olmaya başladı. Artık insanlar “ Bir çiftlik kurarken seviniyorlar ve bir de satarken seviniyorlar”. Acı ama gerçek.

Bir kilo arpa alırken 68 krş öderseniz ve 1 lt sütünüzü de 70 krş değere satabilir hale gelirseniz olacağı budur. Ekmek teknesi dediğiniz, bin bir emek ile kurduğunuz işletmenizi satınca sevinir hale gelirsiniz.

Böyle olmaması gerektiğini, bu durumun yaşanmaması için alınması gereken tedbirleri bıkmadan usanmadan yazdık, çizdik, dile getirdik.

Derneğimiz Tüsedad sektördeki ilk ve tek sivil toplum kuruluşudur. Bünyesinde barındırdığı üyeler AB standardlarında çiğ süt üretmektedir. Büyük bir çoğunluğu gerek yurtiçi ve gerekse yurtdışındaki üniversitelerde konularının uzmanı olan bilim insanları (hocalarımız) ile beraber çalışmakta ve destek almaktadır. Sivil toplum kuruluşu olarak bilgi ve deneyimin paylaşılması esası ile üniversitelerimizden ve sektör paydaşlarından aldığımız destek ile ortaklaşa seminerler düzenlemektedir. Hiç de tevazu göstermeden, bu işin mutfağında olan insanlar olarak en düzgün işi en ekonomik şekilde yaptığımızı iddia ediyorum ve bakanlığımızın en alt kademesinden en üst kademesine kadar tüm çalışanlarına sormak istiyorum ;

Sektördeki tek sivil toplum kuruluşu olan derneğimiz Tüsedad’ın varlığından haberdar mısınız? Haberdar değilseniz yayın organımız olan ve dernek ismimizle yayınladığımız Bakanlığımızın her kademesine gönderdiğimiz (ücretsiz) dergimizde mi sizlere ulaşmıyor?

Varlığımızdan haberdar iseniz, sektör için aldığınız kararlar da, ki, bu kararlar bizleri de direkt olarak etkilemektedir, söyleyecek sözümüz olabileceğini hiç mi düşünmediniz? Bizce akıl akıldan üstündür, hele hele işin pratiğini, uygulamasını da yapanlar olarak ülke ve sektör adına katkılarımızın değerli olacağını bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

Belki, yazdıklarımı sitemkâr olarak bulacaksınız ancak bu şansı bize sağlamış olsaydınız şimdi sıralayacağım konularda farklı kararlar alınmış olabilirdi…

Mesela;

1-Ari İşletmelere Ödenen Destek Konusu:

 Hepimizin bildiği gibi Bakanlığımız ve sektör paydaşı olan sütü işleyen sanayicimiz AB ülkelerine süt ve süt ürünleri ihracatının yapılabilmesi için büyük bir gayret içerisindedir ve çaba harcamaktadır. Bu gayretleriniz çiğ süt üreticileri olarak bizlerce de takip edilmekte ve desteklenmektedir. Ancak, hepimizin çok iyi bildiği gibi ihracatın gerçekleşebilmesi için ön şart, temin edilen çiğ sütün hastalıklardan ari sürülerden elde edilmesidir. Ari sürülerin oluşturulmasının sağlanması için iki yöntem kullanabilirsiniz. Ya yasaklar uygulayacaksınız ki bu mümkün değil. Çünkü o takdirde süt bulamazsınız. Ya da özendireceksiniz. Özendirmenin yolu da uygulanan desteklerde farklılık yaratmaktan geçer. Oysa son yayınlanan desteklemeler tebliğinde ari sürülere verilen destek % 50 oranında azaltılmıştır. Özendirici olmaktan uzaklaşılmıştır. Hatta cezalandırılmıştır diyebiliriz. Daha önceleri de her platformda dile getirdik, süte ödenen litre başına desteğinde ari sürülerden temin edilen sütler için farklı olması gerekir diye. Bu farklar üreticiyi özendirir, herkesin kendi evinin içini temizleme gayretine sokar.

Keşke tebliğ yayınlanmadan önce tartışmış olabilseydik.

Sanayici dostlarımıza da aynı hatırlatmayı yapmak istiyorum. Kaliteye ödediğiniz primleri düşürtmek gayreti içerisinde olmak yerine, sizlerinde özendirici yönde çaba harcaması gerekir diye düşünüyorum. Neticesinde, bu özelliklere sahip süt sizlere lazım…

2-Okul Sütü Projesi:

Derneğimizin de yıllardır savuna geldiği sosyal içerikli bir projedir. Başlangıçta bazı tatsızlıklar yaşanmış bile olsa proje bir bütün olarak çok büyüktür, kapsamlıdır ve de mutlaka devam etmelidir. Basınımızın da reyting kaygısından uzak olarak konuya yaklaşması ve destek vermesi gerektiği inancındayız. Emeği geçen Bakanlıklarımız çalışanlarına şükranlarımızı ifade ederiz. Sn. Başbakanımızın talimatı gereği proje gündeme alındığında keşke bizlerinde fikri sorulsaydı belki farklı pencereler açılabilirdi…

Bize göre bu projenin daha mükemmel olabilmesi için, üreticiyi de sevindirmesi açısından, bu işin üretici kooperatiflerine ihale edilmesidir. Süt Üreticileri Merkez Birliği başta olmak üzere bu hizmete talip olmaları gerekir. Eksikleri yönünde de devletimizin, bakanlığımızın desteklerini esirgemeyeceğinden eminiz. Tire Süt Kooperatifi başkanı Sn. Eskiyörük bunu başarmıştır. Rol-Model olmuştur.

3-Çiğ Süt Satışına İzin Verilmesi Konusu:

Ülkemizde çiğ süt satışı, AB ülkelerinin aksine, yasaktır. Ancak, hepimiz biliyoruz ki bu süte talep var ve sokak sütçüsü de bu talebi karşılıyor. Hijyen koşullarına dikkat edilmeden, soğuk zincir kavramının ne olduğu bile bilinmeden, üstelik kayıt dışı olarak bu haksız rekabet devam etmektedir. Çiğ süt üretimi ve satışı konusunda Bakanlığımızın belirlediği kriterler “Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği 13. Bölüm” başlığı altında belirlenmiştir ve resmi gazetede de yayınlanmıştır. Haksız rekabetin sonlandırılması için bizler doğru bildiklerimizi, bilgi birikimimizi ve deneyimlerimizi paylaşmak arzusundayız. Her zamanki talebimiz gibi.

1-    Sıfır Faizli Ziraat Bankası Kredileri Konusu:

Süt üretiminin artırılmasını desteklemek için zamanında bu krediler verilmiştir. Sektöre çok uzak olan insanlar sıfır faizin cazibesine kapılıp sektöre adım atma yarışına girmişlerdir. Kredi verilirken de seçici davranılmamış (bölge, arazi varlığı vs. gibi) karşılık gösterilen teminatlar esas alınmıştır. Maalesef hayvancılık sektörü garip bir sektördür. Üretici olarak aldığınız yem hammaddesinin fiyatını siz belirleyemezsiniz ayrıca ürettiğiniz çiğ sütün satış fiyatını da yine siz belirleyemezsiniz. Komik ama gerçek!

Şimdi Ziraat Bankası yetkililerine ve Bakanlığımıza dostça bir uyarıda bulunmak istiyorum. 2013 yılı itibariyle alınan kredilerin geri ödemesi başlıyor. Mevcut Yem-Süt paritesi ile bu ödemelerin yapılabilmesi şapkadan tavşan çıkartmak kadar zor olacak. İnanıyorum ki Ziraat Bankası teminatlar karşılığı bir anda çok sayıda çiftlik sahibi olunca sevinmeyecektir ama elinde biriken çiftlikleri satarken aynı denizci dostların teknelerini sattığı zaman sevindiği gibi sevinecektir. Bu duruma gelinmemesi temennimizdir ancak yapıcı tedbirlerinde şimdiden düşünülmesi gerektiğine inanıyoruz.

Saygılarımla,    

 

 

     

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.