22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

HAYVANCILIKTA İKİ FARKLI TABLO... | Ali Ekber YILDIRIM

HAYVANCILIKTA İKİ FARKLI TABLO...

Hayvancılık sektöründe iki farklı tablo ile karşı karşıyayız. Birincisi; Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının çizdiği "pembe" tablo. Diğeri ise hayvancılık yapan üreticilerin,eli taşın altında olanların çizdiği "kara" tablo. 

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın tablosuna göre, son 10 yılda hayvancılığa çok büyük destekler,krediler verildi.Binlerce yeni hayvancılık işletmesi kuruldu. Türkiye'nin et ve süt üretimi artıyor. Hayvan başına verimde büyük artışlar var. Kültür ırkı hayvan sayısı her yıl artıyor. Mera alanları ıslah ediliyor. Yem bitkileri üretimi ve destekleri katlanarak büyüyor. Hayvan sayısı her yıl artıyor. Hayvancılığa verilen desteklerin tarım destekleri içindeki payı yüzde 4'lerden yüzde 30'a çıktı.

Yakın zamanda, 7 Kasım'da Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın 2014 bütçesi görüşüldü.Bakan Mehdi Eker,yaptığı sunuş konuşmasında yeme 3.1 milyar lira destek verdiklerini, yem bitkileri ekim alanının 1.1 milyon hektardan 2.7 milyon hektara çıktığını müjdeledi.

Komisyon üyelerine "şimdi söyleyeceklerime  özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum" diyerek 50 baş ve üzeri hayvancılık işletme sayısını 4 bin 300 işletme olarak devraldıklarını, bugün 50 baş üzeri hayvan varlığı olan işletme sayısının 28 bin 400'e ulaştığını söyledi. 

Bakan Mehdi Eker,sadece mevcut durumu değil geleceğe ilişkin projelerini de anlattı.Umut verdi ve pembe tabloya yeni eklemeler yaptı. 

Hayvancılık konusunda Doğu Anadolu'ya yeni bir teşvik getireceklerinin müjdesini verdi. Bu bölgede etçi ırk hayvancılığın destekleneceği "Kırmızı Et Islah Projesi" başlatılacak.Bölgeye büyük destekler sağlanacak.


Ayrıca küçükbaş hayvancılığın et üretimi içindeki payı yüzde 12'den yüzde 25'e çıkarılacak.

Yeni dönemin hayvancılıkla önemli projelerden birisi de  üniversitelerde çobanlık eğitimi verecek bölümlerin  açılacak olması.

Bakanlığa göre hayvancılıkta her şey yolunda.2002'den bu yana hayvancılık sektörü her yönüyle büyüyor. Yatırımcılar,çiftçiler hayatından son derece memnun.  

İkinci tablo ise son derece karamsar. Kapkara bir tablo. 

Hayvancılıkla uğraşan ister küçük,yani 3-5 ineği olsun,isterse 3-5 bin ineği olan dev işletmelerin sahiplerinin çizdiği tablo ise son derece "karamsar". 

Başta yem fiyatı olmak üzere yüksek girdi fiyatları nedeniyle ürettikleri eti ve sütü maliyetinin altında  satmak zorunda kaldıklarını söylüyorlar.

Devletin verdiği desteklerin yetersizliğinden , uygulanan politikaların tutarsızlığından, sık sık yapılan mevzuat değişikliğinden, et ve süt sanayicilerinin piyasadaki haksız uygulamalarından  dolayı çok sayıda işletmenin iflas ettiğini, kalanların yaşam mücadelesi verdiğini ifade ediyorlar.

Devletin verdiği düşük faizli kredinin koşullarından şikayet eden üreticilerin feryadı giderek isyana dönüşüyor. Özellikle sonradan yatırım yapanlar yani Bakan Mehdi Eker'in açıkladığı 28 bin 400 işletmenin büyük bölümünü oluşturan yatırımcılar "ben nereden bu işe girdim" diye isyan ediyor.

Yakınmaların,feryadın isyana dönüşmesinde alınan sıfır faizli kredinin geri ödenme zamanına denk geliyor. Sıfır faizli kredi ile hayvancılığa yatırım yapanların büyük bölümü iki yıllık ödemesiz dönemi geride bıraktı.Bir bölümü ilk taksiti ödedi. Doğal afet nedeniyle geçen yıl kredisi 1 yıl süreyle yüzde 5 faizle ertelenenler şimdilerde faizi ve komisyonu yükselmiş olarak  ödemedikleri taksiti ödemeye çalışıyor. Bir çoğu da ödemekte zorlanıyor. Çünkü süt üretimi,et üretimi, et ve süt fiyatı bekledikleri düzeyde olmadı. Hükümetin bu konudaki politikası onları maliyetin altında et ve süt satmaya zorluyor.

Elindeki işletmeyi satmak ve bu işten kurtulmak isteyenlerin sayısı hiçte az değil.

Bu iki tabloyu karşılaştırınca insan haklı olarak soruyor. Hangisi doğru? 

Bakanlığın verdiği rakamlar ve çizdiği tablo mu doğru? 

Her gün feryat eden, bu maliyetlerle bu ii sürdüremeyiz diyen üreticilerin çizdiği tablo mu doğru?

Nasrettin Hoca misali, Bakanlık ta haklı, üreticiler de haklı diyebiliriz. Fakat bunu somut verilerle ortaya koymak gerekir. 

Her şeyden önce Bakanlığın verdiği rakamların tamamı doğru. Yani 2002 yılında hayvancılığa verilen destek 80 milyon liraydı. Bugün 2.4 milyar lira. Sadece son 3 yılda hayvancılığa verilen düşük faizli kredi 7 milyar lira civarında. Yem destekleri,et ve süt destekleri veriliyor. Yeni bir çok işletme kuruldu. 

Hükümetin 2014 Programı verilerine göre,2010 yılında 25 bin 301 baş olan damızlık gebe düve ithalatı 2011 yılında 78 bin 565 başa, 2012'de 48 bin 702 baş olarak gerçekleşti. Bu yılın ilk 8 ayında ise 21 bin 933 baş damızlık ithalatı yapıldı. Demek ki yatırımlar sürüyor. 

Burada çarpıcı olan, Bakanlığın pembe tablosuna gölge düşüren veya gerçeği su yüzüne çıkaran gelişmeler.Bu dönemde Türkiye kurbanlık hayvan, kasaplık canlı hayvan ve karkas et ithal etti.Saman ithal etti. O zaman bir yerlerde bir yanlışlık var. 

Çiğ sütün litre maliyeti 1.3 lira hesaplanırken çiğ süt fiyatı 1 lira olarak açıklandı. 

Karkas etin maliyeti 16 lira olduğu halde Et ve Süt Kurumu bu maliyetin altında üreticiden et alıyor. Nitekim, Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker son 3 yılda kırmızı et fiyatının artmadığını açıkladı.

Girdiler artarken ürünün fiyatı artmıyorsa orada ciddi bir zarar söz konusu. Bu zararın faturasını da üretici ödüyor.

Özetle hayvancılıkta iki farklı tablo var. Bakanlık farklı üreticiler farklı bir tablo ortaya koyuyor. Farklılıkları azaltmak için Bakanlığın da üreticilerin de kendilerine aynı soruyu sormalı. Biz nerede hata yapıyoruz?

 

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.