22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

HAYVANCILIKTA 2012’de 12 ÖNEMLİ GELİŞME… | Ali Ekber YILDIRIM

HAYVANCILIKTA 2012’de 12 ÖNEMLİ GELİŞME…

 

Bir yılın daha sonuna geldik. Tarımda bu yıla damgasını vuran pek çok olay sayılabilir. Fakat en önemli olanı kuşkusuz ki Türkiye’nin cumhuriyet tarihinde ilk kez saman ithal etmesi oldu. Tarım ülkesi Türkiye, saman ithal eder duruma geldi.

Hayvancılık sektöründe 2012’de yaşanan önemli gelişmelerden bazıları şöyle: 

1-İneklere “fazla kilo” cezası verildi

Hükümet, hayvancılıkta 2010 yılından beri ithalat politikası uyguluyor. Canlı kasaplık, besilik, kurbanlık hayvan ithalatı ile karkas et ithalatı 3 yıldır yapılıyor. İthalat sürerken zaman zaman çok trajikomik olaylar yaşanıyor. Bunlardan birisi de Avustralya’dan besilik dana ithal eden bazı besicilere kesilen milyonlarca lira “fazla kilo” cezası. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün belirlediği “Besilik Sığır İthalatı İçin Teknik ve Sağlık Şartnamesi’ne göre, ithal edilecek canlı besilik sığırların erkek, kültür ırkı ve bunların melezi olması, hayvanların her biri 12 aylıktan küçük ve ağırlığı 300 kilonun altında olması şartı var. Avustralya’dan besilik dana ithal eden bazı besiciler hayvanlarını tam gemiye yükleyecekken Bakanlık, bu ülkede mavi dil hastalığı olduğunu bu nedenle ek bir teste tabi tutulmasını istedi. Hayvanlar yaklaşık bir ay bekleyince kilo aldı. Hayvanlar Türkiye’ye girişte gümrükte tartıldı ve 300 kilodan fazla olan besi danalarına çok yüksek cezalar kesildi. Öyle ki, bir iki kilo için milyonlarca lira ceza yiyen besiciler oldu. Besiciler, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulundu. Ancak sonuç alamadılar. Kendilerine kesilen cezanın yüzde 10’nun ödenmesi istendi. Bu yüzde 10 bile çok yüksekti, bazıları ödedi. Bazıları mahkemeye gitti. Mahkeme besicileri haklı buldu. Üst mahkemenin kararı bekleniyor. Bu arada Bakanlık 300 kilo üst limitini esnek hale getiren önlemler aldı. 

2-Bakanlığın “erkek” inekleri doğurdu!..

İthalat politikasının doğurduğu bir başka traji komik olay ise Diyarbakır’da yaşandı. Damızlık gebe düve alarak hayvancılık işletmesi kuran Diyarbakırlı iki girişimci hayvanları doğum yaptıktan sonra baklanlığa başvurarak doğan buzağılara kulak küpesi istedi. Bakanlıktan aldıkları yanıt çok ilginçti: “Sizin hayvanlar erkek, doğurmuş olamaz”. Hayvanlar ithal edilirken yanlışlıkla erkek kaydedilmiş. Hayvanların cinsiyetini belirlemek için komisyon kuruldu. Komisyon “bunlar süt ineği” diye rapor verdi. Fakat Bakanlık hatasını kabul etmek yerine bu hayvanların hemen kesilmesini istedi. İşletme sahipleri hakkında soruşturma açıldı. 

3-Sıfır faizli kredide şartlar değişti

Devletin hayvancılık yatırımı yapanlara sağladığı sıfır faizli kredilerle ilgili birçok sorun yaşandı. Kredinin faizi sıfır diye açıklandı ama Ziraat Bankası’nın geçmişe yönelik uyguladığı ve her yıl aldığı komisyon bu krediyi sıfır faizli olmaktan çıkardı. Sıfır faizli kredi almaya hak kazananlar yeni yıla girerken kalan kredileri alamadı. 2012’de sıfır faizli kredinin yapısı değiştirildi. Hem sıfır faizli kredi kapsamı daraltıldı hem de kademeli sisteme geçildi.

4-Okul sütü programı başladı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile okul sütü programı başlatıldı. 2011-2012 eğitim ve öğretim yılının son bir aylık döneminde 25 gün süre ile 7 milyon 185 bin öğrenciye haftanın 5 günü 200 mililitre uzun ömürlü (UHT) süt verildi. İlk hafta binlerce öğrenci dağıtılan bu sütten hastanelik oldu. Günlerce tartışıldı. Süt siyasetçilerin günlük tartışmasının malzemesi oldu. Okul sütü programı çok doğru bir uygulama olmasına rağmen 2012-2013 eğitim öğretim yılının ilk döneminde uygulanmadı. İkinci yarıyılda haftada 3 gün okullarda yine süt dağıtımı yapılması öngörülüyor. 

5-Et ve süt firmaları teşhir edildi

Bakanlık, büyük bölümü bal, et ürünleri ve süt ürünleri üreticisi 49 firmayı teşhir etti. Teşhir edilen et ve süt firmaları arasında çok köklü ve marka olmuş firmaların da olması dikkat çekiciydi. Bakanlık, et ve et ürünleri tebliğini değiştirerek kırmızı et ve beyaz et karışımını yasakladı. 

6-Adli olaylar arttı

Balıkesir ve birçok ilde ölmüş, kesilmiş hayvanları yaşıyor gibi göstererek devletten haksız yere destek alan bir çete ortaya çıkarıldı. Ayrıca, Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Et ve Balık Kurumu, Hijazi ve Lüleburgaz’da faaliyet gösteren Büyükkarıştıran Kesimhanesi yöneticileri tüketiciye hastalıklı ve ölü hayvan eti satmak ve daha bir dizi suçlama ile haklarında iddianame hazırlandı ve bazıları tutuklandı. 

7-Destekler arttı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın verilerine göre, 2002 yılında 83 milyon lira olan hayvancılık desteği, 2011’de 1,7 milyar liraya ulaştı. Bu yıl ise 2,4 milyar lira destek verilmesi öngörülüyor. Tarım destekleri bütçesinde hayvancılığın payı 2002’de yüzde 4.4’ten 2012’de yüzde 28’e yükseldi. Bu desteklerle Türkiye’nin hayvancılıkta çağ atlaması, üretimde, ihracatta patlama yapması gerekirken, çağ atlamak bir yana her geçen gün daha fazla dışa bağımlı hale geldi. 

8-Koç ve McDonalds çekildi

Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle ithal ucuz etle rekabet edemeyen dev firmalar bile piyasadan çekilmek veya onlar da ithalat yapmak zorunda kaldı. Kurulduğunda Türkiye’nin en büyük hayvancılık işletmesi olan Şanlıurfa’daki Koç Ata Çiftliği besicilikten çekilmek zorunda kaldı. Kendi restoranlarının et ihtiyacını karşılamak üzere hayvancılık sektörüne giren dünyanın en büyük fast-food mağazalar zinciri McDonalds’da ithalata ve yüksek girdi maliyetleri nedeniyle hayvancılık sektöründen çekildi. Büyüklerden bazıları havlu atarken bazıları da ithalatla yoluna devam etti. Küçük ve orta ölçekli birçok besi işletmesi ise ithalat karşısında dayanamayarak sektörden çekildi. Gazetelerde “satılık çiftlik” ilanları arttı. 

9-Süt hayvanları kesiliyor

Besiciler gibi süt hayvancılığı yapanlarda büyük sıkıntı içinde. Süt hayvanları kesime gidiyor. 2008 yılında benzer bir süreç yaşanmış ve 1 milyon süt hayvanı kesime gittiği için büyük kriz çıkmıştı. Krizi atlatmak için üç yıldan beri canlı hayvan ve et ithalatı yapılıyor. Devletin verdiği sıfır faizli kredi ile kurulan binlerce işletme bugünlerde iflas etme ve kredileri geri ödeyememe endişesi yaşıyor. 

10-Saman ithalatı…

Tarım ülkesi Türkiye, cumhuriyet tarihinde ilk kez saman ithal etti. Dünyanın yedinci, Avrupa’nın bir numaralı tarım ülkesi olmakla övünen Türkiye, sap ve saman ithal edecek duruma geldi. Bunun için yasal düzenleme yapıldı.  Sap ve saman ithalatı yasaklı ürünler kapsamından çıkarıldı. İthalatın yolu açıldı.  

11-Tarım bakanı “şövalye” oldu

Fransa Hükümeti, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’e ‘Tarım Alanında Şövalye Liyakat Nişanı’ (Chevalier dans l-Ordre du Merite Agricole.) verdi. Türkiye, canlı hayvan, et,ot ve saman ithal ederken Tarım Bakanımızın Fransa’dan şövalyelik nişanı alması düşündürücü değil mi? 

12-EBK Genel müdürü istifa etti

Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüğü görevini 4,5 yıl sürdüren ve hayvancılık sektörünün en zor döneminde görev yapan Bekir Ulubaş, yılbaşına sayılı günler kala görevinden ayrıldı.

Elbette bir yılda daha birçok gelişme yaşandı. Öne çıkanları özetleyerek hatırlatmak istedik. Yeni yılınız kutlu olsun.

 

 

 

 

 

 

 

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.