22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

SIFIR FAİZLİ KREDİ,DİR ve BESİCİLERE KİLO CEZASI… | Ali Ekber YILDIRIM

SIFIR FAİZLİ KREDİ,DİR ve BESİCİLERE KİLO CEZASI…

Hayvancılıkta baş döndürücü gelişmeler yaşanıyor. Birbiriyle çelişen kararlar alınıyor. Bir yanda yerli üretimi artıracak milyarlarca lira sıfır faizli kredi desteği sağlanırken diğer tarafta yerli üretimi bitirecek ithalat kararları alınıyor.

Gelinen son noktada et sanayicilerinin Dahilde İşleme Rejimi(DİR) kapsamında et ithalatına izin almak için İhracat Genel Müdürlüğü’ne başvurduğu ortaya çıktı.

DİR kapsamında et ithalatı ile yapılmak istenen nedir?

Yurt içinde yüksek maliyetle hayvancılık yapanlar, ithalatın baskısı ile hayvanlarını satamaz durumda. Hayvanını satan, kestiren yerine yenisini koyamıyor.Çiftliklerin çok büyük bölümü bu nedenle boş. Devletin verilerine göre, et üretimi düşüyor. İçeride böyle bir tablo yaşanırken, iki yıldan beri canlı hayvan ve karkas et ithalatı sürerken üstüne Dahilde İşleme Rejimi kapsamında et ithalatı istemek ülke hayvancılığını yok etmektir.

DİR kapsamında ithalat isteyen sanayicilerin gerekçesi şu: Sanayi tesisleri düşük kapasite ile çalışıyor. Ortadoğu ülkeleri ise et ve et ürünleri ihtiyacını ithalatla karşılıyor. Türkiye’deki sanayiciler sıfır gümrükle et ithal ederek bu eti işledikten sonra salam, sosis, sucuk olarak Ortadoğu’ya ihraç edebilir. DİR kapsamında ithalatla 500 milyon dolarlık bir ihracat yapılması öngörülüyor.

Mevzuata göre, DİR kapsamında ithal edilen ürünler iç piyasaya sunulamıyor. Tamamının ihraç edilmesi gerekiyor. Dolayısıyla yüzde 15 gümrükle canlı hayvan ve yüzde 75 gümrükle karkas et ithalatı yapılırken DİR kapsamında et ithalatı gümrüksüz yapılacak. İthal edilen etin tamamının ihraç edilmesi gerekiyor.

İthal edilen etin tamamını ihraç etmek mümkün mü?

Bu soruya verilecek yanıt çok net. Ama öncelikle teknik bir bilgiyi paylaşmakta yarar var. İthal edilecek bir karkastan yüzde 20 kemik çıkar.Bunu ihraç edemezsiniz.Yüzde 5’i işleme firesi olur. Yüzde 75’i ise et olarak kullanılabilir. Bu etin yüzde 50’si değerli ettir.Yani bonfile, kontrafile gibi değerli etlerdir. Bu etleri salam, sosis veya sucukta kullanabilir misiniz? Kullanamazsınız. Ekonomik olmaz. Karkasın sadece yüzde 25’i salam,sosis ve sucukta kullanılabilir. Bu yüzde 25 için karkasın tamamına gümrüksüz ithalat izni isteniyor. DİR kapsamında ithal edilen et kadar ihracat yapılması gerekiyor. Yüzde 25’ini ihraç edilirse geri kalan yüzde 75’in yerine ne ihraç edilecek?

Bu hesaplama gösteriyor ki, amaç ihracat değil. İç piyasaya sıfır gümrükle et ithal etmek. Diğer ürünlerde de DİR kapsamında yapılan ithalatın nasıl sorunlar doğurduğu çok açık.DİR kapsamında et ithalatına izin vermek zaten dışa bağımlı hale gelen hayvancılığın sonu olur. Büyük zorluklarla üretimi sürdürmeye çalışan besicilerinde sektörden çekilmesine, bugüne kadar verilen ve bundan sonra verilecek düşük faizli kredilerin heba olmasına neden olur.

Sevindirici olan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın DİR kapsamında et ithalatına karşı olduğunu açıklaması. Zeytinyağında da yıllardır DİR kapsamında ithalat isteyen bir grup var. Fakat, Gıda,Tarım ve hayvancılık Bakanlığı dik durduğu için bugüne kadar gerçekleşmedi. Aynı dik duruşu et konusunda da göstermesi ülke hayvancılığının yararına olacaktır.

DİR kapsamında ithalat gündeme gelirken aynı günlerde Hükümet, tarımda düşük faizli kredinin 2012’de de uygulanmasına karar verdi. Resmi Gazete’nin 22 Şubat tarihli sayısında yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile tarımsal yatırım ve işletmelere yönelik düşük faizli kredinin şartlarında önemli değişiklikler yapıldı. Yatırım ve işletme kredilerinde uygulanan faiz oranları farklılaştırıldı. Bazı kredilerde limit artışı sağlanırken bazılarında faiz oranlarında kademeli uygulamaya geçildi.

Düşük faizli kredi ağırlıklı olarak hayvancılık sektöründe kullanılıyor. Alınan ilk kredilerin geri ödemsi de bu yıl başlayacak. Dolayısıyla krediler açısından kritik bir yıl olacak.

Bu yıl düşük faizli kredi uygulamasında kademeli sistem uygulanacak. Damızlık süt sığırı yetiştiriciliğinde kullanılacak kredinin en üst limiti geçen yıla göre 12.5 milyon liralık artışla 7.5 milyon liradan 20 milyon liraya çıkarılıyor. Geçen yıl 7.5 milyon liralık kredi ister yatırım isterse işletme kredisi olsun tamamı sıfır faizli olarak veriliyordu. Bu yıl sadece yatırım kredisinde 250 bin liralık dilime yüzde yüz faiz indirimi uygulanacak. Yatırım kredilerinde 250 bin lira ile 3 milyon liralık dilime yüzde 75, 3 milyon lira ile 20 milyon liralık dilime ise yüzde 50 faiz indirimi uygulanacak. İşletme kredilerinde ise 3 milyon liraya kadar yüzde 50, 3 milyon lira ile 20 milyon liralık dilime yüzde 25 faiz indirimi uygulanacak. Sistem biraz karmaşık hale geliyor.

Daha önce yatırım ve işletme kredilerine aynı oranda faiz indirimi uygulanırken bu yıl yatırım kredileri ile işletme kredilerinin faiz indirimi farklı olacak. İşletme kredilerinde faiz indirimi daha az. Açılacak kredilerin vadeleri işletme kredilerinde 18 ayı ve yatırım kredilerinde 7 yılı geçemeyecek.Geçen yıl kredi almaya hak kazanan ancak kredinin tamamını veya bir bölümünü alamayan yatırımcılar bu kararname kapsamında kredi alabilecek.

Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine daha çok önem verilecek.Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yatırım ve işletme kredisi üst limiti 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarılıyor.Yatırım ve işletme kredisinde yüzde yüz faiz indirimi uygulanacak. Buna karşılık büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde geçen yıl yüzde yüz olan faiz indirimi yatırım kredilerinde yüzde 50’ye, işletme kredilerinde yüzde 25’e düşürülüyor.

Damızlık etçi sığır yetiştiriciliği ile damızlık düve yetiştiriciliğinde geçen yıl olduğu gibi kredi üst limiti 7.5 milyon lira olarak belirlendi ve her iki kredi çeşidinde de yüzde yüz indirim uygulanacak. Bu da et hayvancılığının destekleneceği anlamına geliyor. Tarımda düşük faizli kredi kararnamesine ilişkin uygulama tebliği 7 Mart 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandığını hatırlatmakta yarar var.

Hayvancılıktaki bir başka gelişme ise besi hayvanı ithalatında kesilen cezalar. Geçen yıl Avustralya’dan besilik angus ithal eden besicilere milyonlarca lira ceza kesildi.Cezaların nedeni ise ithal edilen besilik danaların fazla kilolu olmaları.

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ithalat için öngördüğü teknik ve sağlık şartnamesine göre, ithal edilecek besi hayvanların kilosunun her birinin 300 kilogramın altında olması gerekiyor.

Hayvan ithal edecek besiciler bakanlığın verdiği veterinerlerle Avustralya’da hayvanları seçtiler. Gemiye yüklenmeden önce bu ülkede mavi dil hastalığı olduğu ortaya çıktı. Bunun üzerine hayvanlar bekletilerek mavi dil testine tabi tutuldu. Testin sonucu 20 günden önce alınamıyor. Test sonucu beklenirken hayvanlar yem yiyor ve kilo alıyordu. Testi temiz çıkan hayvanlar gemilere yüklendi ve Türkiye’ye ulaşmaları  20 gün sürdü. Hayvanlar orada bekletilirken ve gemide yolculuk sırasında kilo aldığı için limana indirildiğinde bazıları 300 kiloyu aşmıştı.Gümrükte yapılan kilo kontrolü sonucunda 300 kiloyu geçen hayvanlar için milyonlarca lira ceza kesildi. Gıda,Tarım ve hayvancılık Bakanlığı, Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne iki kez yazı yazarak hayvanların kilo almasında besicilerin sorumluluğu olmadığını bildirdi. Ancak, Gümrükler Genel Müdürlüğü bunu dikkate almadı ve 600 bin lira deperinde hayvan ithal edenlere 6 milyon lirayı bulan cezalar kesti. Konu ilgili bakan ve bürokratlara anlatıldı hepsi besicilere “haklısınız” dedi. Besicilere cezanın yüzde 10’nu ödeyin uzlaşalım dediler. Bunu da besiciler kabul etmedi. Çünkü yüzde 10 bile çok yüksek. Aziz Nesin öykülerini bile aratan bu ceza hikayesinin sonu nereye varacak doğrusu bizde merak ediyoruz.

 

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.