22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

RUSYA PAZARININ SÜT SEKTÖRÜNE ETKİLERİ... | Ali Ekber YILDIRIM

RUSYA PAZARININ SÜT SEKTÖRÜNE ETKİLERİ...

 

 

Ukrayna'da yaşanan kriz deyim yerindeyse bu ülkeyi Rusya ve batı yanlıları olarak ikiye böldü.

 Ukrayna krizi, Rusya Federasyonu ile Avrupa Birliği'ni de karşı karşıya getirdi. Avrupa Birliği bir yandan Ukrayna'yı üye olarak almayı planlarken, bu çabasının karşısındaki en büyük engel olan Rusya'ya karşı'da ekonomik yaptırımlar uyguluyor.

Rusya ise Avrupa Birliği'nin ekonomik yaptırımlarına aynı sertlikte yanıt veriyor. Rusya, Avrupa Birliği'nden gıda,tarım ve hayvansal ürün almayacağını ilan etti.

Bu restleşme Türkiye'ye nasıl yansıyacak? Özellikle hayvancılık ve süt ürünleri sektörüne yansıması ne olacak?

Türkiye için hem Avrupa Birliği hem de Rusya, tarım ve gıda ürünleri dış ticaretinde çok önemli iki pazar. Rusya'nın Avrupa Birliği'ne yönelik ambargosundan en çok yararlanacak ülkelerin başında da Türkiye geliyor. Fakat bu avantaj öylesine abartıldı ki, Rusya'nın tüm ihtiyaçları, ithal edeceği ürünlerin tamamı Türkiye'den karşılanacakmış algısı yaratıldı. Bu son derece yanlış ve iç piyasada tarım ve gıda fiyatlarını olumsuz etkileyebilir. Kaldı ki, İran bu konuda daha temkinli davranıyor ve bir adım öne geçmiş görünüyor.

Hayvancılık ve özellikle de süt ve süt ürünleri bakımından incelendiğinde, Rusya'da hayvancılık ağırlıklı olarak ülkenin kuzeyinde yapılıyor. Ülkede hayvancılığın gelişmesi için önemli destekler sağlanıyor. Rusya'nın büyükbaş hayvan varlığı 20 milyon baş, domuz varlığı 20 milyon baş, küçükbaş hayvan varlığı ise 23 milyon baş civarında. Süt üretimi 32 milyon ton, yumurta üretimi 42 milyar adet, kırmızı et üretimi ise domuz dahil 8.6 milyon ton düzeyinde.

Rusya'nın Gıda İthalatı 43 Milyar Dolar

 

Rusya'nın kendi üretimi tüketimine yetmediği için , dünyanın en büyük süt ürünleri ithalatçılarından birisi. Hatta, Çin'den sonra ikinci sırada yer alıyor. Peynir ve tereyağı ithalatında ise ilk sırada. Ülkenin toplam süt ürünleri tüketimi  35 milyon tonun üzerinde.Rusya'nın yıllık gıda ürünleri ithalatı 40-45 milyar dolar seviyesinde.

Yeni ulusal güvenlik stratejileri çerçevesinde gıdada kendi kendine yetmeyi ve ithalata bağımlılığı kırmayı öncelikli hedefler arasına koyan Rusya’nın gıdada tam anlamıyla kendine yeterli duruma gelebilmesi için, başta et, süt ve sebze gibi ürünlerde dışa bağımlığın azaltılması gerekiyor.

Rusya’nın ithalatına bakıldığında, tavuk ve domuz etini Amerika Birleşik Devletleri’nden, patatesi Hollanda’dan, balığı Norveç’ten, sığır etini Brezilya’dan, sığır ve domuz etini, Avrupa Birliği’nden, süt, şeker ve tuzu Belarus’tan, sıvıyağı Ukrayna’dan alıyor.

Türkiye açısından bakıldığında tarım ürünleri dış ticaretinde Rusya çok önemli bir yere sahip. Türkiye’nin tarım ürünleri ithalatında Rusya ilk sırada yer alırken, ihracatında 3.sırada. Rusya Federasyonu’na 2013 yılında 1 milyar 179 milyon dolar tarımsal ürün ihracatı gerçekleşirken Türkiye, aynı dönemde 1 milyar 969 milyon dolarlık ithalat yaptı. Bu yılın ilk 6 aylık rakamlarına bakıldığında oransal olarak ithalatın daha çok arttığı görülüyor. İlk altı ayda Rusya’ya yapılan tarımsal ürün ihracatı 580 milyon dolar olurken ithalat 1 milyar 365 milyon dolar olarak gerçekleşti. Tarım ürünleri ithalatının yüzde 22.5′i Rusya’dan yapılırken ihracatın yüzde 6.7′si bu ülkeye gerçekleştiriliyor.

Son yıllarda ağırlıklı olarak  Rusya'ya yaş sebze ve meyve ihraç eden Türkiye, bu yeni dönemde en büyük atılımı hayvansal ürünlerde özellikle süt ürünlerinde sağlaması bekleniyor.

Süt ürünleri için son yıllarda Rusya pazarında yoğun çaba gösteren süt sanayicilerinin işi kolaylaştı. Sanayiciler,  Rusya gibi büyük bir pazara girmek için çaba gösterirken, işler tersine döndü. Rusya, "sizden süt ürünleri, diğer hayvansal gıdaları almak istiyoruz" diyor. Bu konuda heyetler karşılıklı görüşmeler yapıyor.

 

Hayvansal Ürün İhracatı İçin 162 Firma Bildirildi

 

Rusya ile yapılan görüşmeler sonucunda ihracat yapabilecek firmalar belirlenmeye başlandı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in verdiği bilgiye göre,  53 süt ve süt ürünleri, 25 balıkçılık, 39 yumurta, 19 kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri, 26 kanatlı eti ve et ürünleri olmak üzere toplam 162 firmanın, ihracat yapabilecek kalite ve hijyen standardına sahip olduğu Rusya’ya bildirildi.Bu sayı kesin değil, artabilir,bazı firmalar çıkarılablir.

Rusya’nın gıda ithalatına yönelik boykot kararı ve başka pazarlara yönelmesinin Türkiye açısından önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan  Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in Rusya pazarına ilişkin değerlendirmesi şöyle: “Rusya’nın yaklaşık 43 milyar dolarlık ithalatı var. Dünyanın önemli gıda ithalatçısı ülkelerinden birisi. Süt ve süt ürünleri ithalatı 4 milyar dolar. Türkiye’nin bu pastada payı yok. Benzer şekilde 227 milyon dolarlık yumurta alımı yapan Rusya’ya bu ürün de ihraç edilmedi. Türkiye, yaklaşık 1 milyar dolarlık su ürünleri ithalatı yapan Rusya’ya sadece 28 milyon dolarlık ihracat yapıyor. Rusya’nın beyaz et ithalatı da yaklaşık 900 milyon dolar. Biz yaklaşık 2.8 milyon dolarlık beyaz et ihracatı yapmışız.

O halde biz diğer bölgelere sattığımıza ilaveten buradan bu ürünler pazarında daha fazla pay alabiliriz. Bunların hepsinde Türkiye’nin ürün satabilme potansiyeli var. Meseleye stratejik, orta ve uzun vadeli olarak bakıyoruz. Mevcut pazarlarımıza, ilişkilerimize zarar vermeden daha fazlasını Rusya’ya satabiliriz.”

Bakan Mehdi Eker'in son sözü çok önemli. Mevcut pazarlara ,ilişkilere zarar vermeden Rusya'ya daha çok ihracat yapılabileceğini söylüyor. Çünkü, özellikle Avrupa Birliği Türkiye'nin Rusya ile bu kadar yakınlaşmasından, Avrupa Birliği'nin uyguladığı ambargoyu delmesinden son derece rahatsız.

Kaldı ki, Rusya 'ya yapılacak ihracat iyi yönetilemezse iç piyasada da dengeleri altüst edebilir. Rusya'dan gelen yüksek talep fiyatları artırır. Üretici düzeyinde fiyatın artması süt sektörüne de derin bir nefes aldırır.Ancak sadece tüketici düzeyinde fiyatların artması süt ve süt ürünlerinin daha pahallıya alınması anlamına gelir ki, bu iç tüketimi frenleyebilir. Bu nedenle Rusya pazarının çok dengeli bir politika ile hem üreticiye hem tüketiciye yarar sağlayacak şekilde planlanması gerekir.

 

Okullar Açıldı Süt Yok!

 

Öte yandan 2014-2015 Eğitim ve Öğretim Yılı başladı. Ancak, okul sütü dağıtımı bu yarıyılda yapılmayacak. Resmi Gazete'de 10 Eylül'de yayınlanan  Okul Sütü Programı Uygulama Tebliği'ne göre haftada 3 gün süt dağıtımı ikinci yarıyılda yapılacak. Oysa,Okul Sütü Programı piyasayı düzenleme aracından öte, gelecek nesillerin sağlıklı beslenmesi için okulların açılmasıyla birlikte başlaması gerekiyor.

Özetle, süt sektörü açısından umutların yeşerdiği bir dönem yaşanıyor. Bu umutların canlı tutulması için sürdürülebilir üretim koşullarının sağlanması gerekir. Yılbaşına kadar belirlenen çiğ süt fiyatının piyasanın baskısı ve Rusya'ya ihracatla birlikte artması bekleniyor.

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.