22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

Hayvancılık politikasındaki belirsizlik ve süt fiyatı... | Ali Ekber YILDIRIM

 

Hayvancılık politikasındaki belirsizlik ve süt fiyatı...

Yıllardır yazıyoruz. Hayvancılığın en temel sorunu yüksek girdi maliyetleri. Maliyetler artarken çiğ süt fiyatının aynı oranda artmaması sektörde her zaman endişeyle izleniyor. 

Mart ayı sonunda çiğ süt referans fiyatı bir kez daha belirlenecek. Çiğ süt referans fiyatı 1 Temmuz 2014'ten bu yana litre başına 1 lira 15 kuruş olarak uygulanıyor. Tam 9 aydır fiyat değişmezken, bu dönemde maliyetler ne kadar arttı?

Süt-yem paritesi hangi oranda değişti?

Ziraat Mühendisleri Odası'nın yayınladığı Büyükbaş Hayvan Yetiştiriciliği Raporu'na göre, üretimin karlılığı açısından süt ve yem fiyatlarının tek başlarına değerlendirilmeleri bir anlam ifade etmez. Bunun için süt fiyatı/yem fiyatı eşitliğinden elde edilen oran, yani süt?yem paritesi daha uygun bir değerlendirme aracıdır.

Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından yayınlanan 2007-2014 dönemi verilerine göre  süt/yem paritesi en düşük değer 0,98 ile 2011`de gerçekleşirken; en yüksek değer 1,45 ile 2009 yılında elde edildi.

Aynı dönemde Amerika Birleşik Devletleri'ndeki süt-yem paritesi ile karşılaştırıldığında Türkiye'nin çok gerilerde kaldığı görülüyor. 2007'de Türkiye'de süt-yem paritesi 1.23 iken aynı yıl Amerika'da 2.81 oldu. 2014 yılında ise Amerika'da 2.54 olan süt yem paritesi Türkiye'de 1.14 olarak gerçekleşti.

Türkiye ve ABD`de süt-yem paritesi değerleri 

 


 

                           Dövizdeki artış olumsuz etkiler                            

Toplumun büyük bölümünde tedirginlikle izlenen dövizdeki özellikle dolardaki artış, hayvancılık sektörünü de olumsuz etkiliyor.

Yıllık 3 milyar doların üzerinde yem hammaddesi ithal eden Türkiye'nin dövizdeki artışa bağlı olarak ödeyeceği fatura kabarıyor. Bu artış mutlaka et,süt ve diğer hayvansal ürünlere yansıyacaktır. Bu nedenle Mart ayı sonunda çiğ süt referans fiyatı belirlenirken bu faktörler mutlaka dikkate alınmalı.

Sadece yem hammaddeleri değil, dövizdeki artışa bağlı olarak ithal damızlık ve besilik canlı hayvan fiyatı da artacak. Dolayısıyla, yüksek girdi maliyetleri, ithalata dayalı politikanın getirdiği olumsuzluklar hayvancılıkta yeni bir kriz ortamının doğmasına neden olabilir. Kaldı ki, kırmızı ette yaşanan bir kriz var. 2010 yılından bu yana kırmızı et fiyatını kontrol altında tutmak için yapılan ithalatın çözüm olmadığı görüldü. Fakat, ısrarla ithalata dayalı politika uygulanıyor. İhtiyaç varsa ithalata başvurulur elbette. Fakat Türkiye'de ithalat politikası da iyi yönetilemiyor.

                  Hayvancılık politikasına belirsizlik hakim

Hayvancılık sektörünün şu dönemde en önemli sorunlarından birisi de sektörde yaşanan belirsizlik ortamı. Beş yıl 10 yıl sonrası bir yana, yarın ne olacağını kimse tahmin edemiyor. İthalat devam edecek mi? Hayvancılık destekleri artacak mı? Ne olacağını kimse bilmiyor.

Tam bir belirsizlik ortamı hakim.Alınan kararlara, uygulamalara bakılırsa Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nda Ramazan ve Kurban Bayramı öncesi büyük bir telaş var. Aslında bu telaş uzun zamandır yaşanıyor.

Bunu anlamak için ithalatın yoğun olarak başladığı 2010'dan bu yana alınan kararlara,uygulamalara bakmak yeterli olacaktır. Besilik dana ithalatına izin verildi.Hayvanlar yolda iken karkas et ithalatına izin çıktı. Dana ithal edenler büyük zarara uğradı. Buna benzer o kadar çok örnek var ki. Uygulamalarda hiç bir tutarlılık yok. Geleceğe ilişkin plan,program yok. Daha ne zamana kadar ve ne kadar ithalat yapılacağı bilinmiyor. Hayvan sayıları ile ilgili istatistiklere kimse güvenmiyor. Hayvan sayısı artıyor, et üretimi,süt üretimi artıyor ancak buna rağmen ithalata bağımlılık azalmıyor,artıyor.

Tutarsızlık ve belirsizlik politikası şu dönemde yapılan besilik dana ithalatında da yaşanıyor. 

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, geçtiğimiz Eylül ayında aldığı karar ile besilik dana ithalatına izin verdi. İçerdeki üreticiyi mağdur etmemek için işletmesinde en az 100 besi hayvanı olanlara izin verileceğini açıkladı. Bir anlamda sadece belli büyüklükteki işletmelere ithalat hakkı tanındı. Her 100 yerli besi hayvanına karşılık 40 baş hayvan ithal izni verileceği ilan edildi.

Çok geçmeden uygulamada değişikliğe gidilerek 100 baş hayvanı olana 100 baş hayvan ithalat hakkı verildi. Daha sonra bir kez daha karar değişikliğine gidildi. Bu kez sözleşme şartı getirildi. Entegre bir işletme ile sözleşme yapan, yani bir kesimhane ile sözleşme yapan besicilere de ithalat hakkı tanındı.

Yakın zamanda bu karar da değiştirildi. Et ve Süt Kurumu ile sözleşme yapan besicilere, kooperatiflere ve birliklere de ithalat izni verildi. Başlangıçtaki 100 baş sınırı, 100 hayvana karşılık 40 hayvan ithalat izni gibi kriterler kaldırıldı.

Et ve Süt Kurumu ile besicilik sözleşmesi yapan yetiştiriciler için besilik sığır ithalatına ilişkin uygulama talimatına göre, Kurum ile sözleşmeli besicilik yapan birlik üyesi veya kooperatif ortağı yetiştiricilere boş kapasitelerini doldurmak üzere besilik sığır ithalatına izin verilecek. İthalatına izin verilecek besilik sığır sayısı, besi işletmesi ve karantina yeri kapasitesi dikkate alınarak belirlenecek.

Uygulama talimatına göre, sözleşmeli besicilik yapan yetiştiricilere etçi veya kombine ırklar ile bunların melezlerinden boş kapasitelerini doldurmak üzere ithalat izni veriliyor. Birlik ve kooperatif üyesi yetiştiriciler için ithalat işlemleri, yüklenici firma veya üyesi/ortağı olduğu birlik/kooperatif tüzel kişiliği aracılığı ile yapılacak.

Besilik dana ithalatında Eylül ayından bu yana yapılan değişiklikler, uygulamalar ithalat konusunda Bakanlığın yaşadığı ve yarattığı belirsizlik ortamını yansıtıyor. Daha genel bir açıdan bakıldığında hayvancılıkta ülkenin nasıl bir politikasızlıkla karşı karşıya olduğu da görülüyor.

Özetle, hayvancılıkta yine günübirlik politikalarla sorunlar çözülmeye çalışılıyor. Sorunların çözülmesi bir yana daha da kronikleşiyor. Sorunların çözümü için en az 5 yıllık, 10 yıllık hedefleri,amaçları, araçları belirlenmiş kalıcı bir politikaya ihtiyaç var

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.