22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

ÇATI ÖRGÜTÜ | N. Adnan YILDIZ

ÇATI ÖRGÜTÜ

Değerli süt üreticisi dostlarım, bu köşemde sekrömüz için hayırlı olacağına, problemlerin çözümünü temelden halledeceğine inandığım üreticilerin biraraya gelerek kuracakları “çatı örgüt”ünün mutlaka gerçekleştirilmesi gerekliliğine geçtiğimiz son iki USK toplantısından sonra bir kez daha inandım.

Geçmişi hatırlayacak olursak;

1. Süt taban fiyatı maalesef bir yıldır değişmedi,

2.Bu arada döviz bir yıl içerisinde ciddi olarak yükseldi.(Haziran 2014’de 1$=2,13 TL, 2015’de 1$=2,70 TL)

Sektöre yabancı olanlar hayvancılığın döviz ile nasıl bir ilişkisi olabilir diye sorgulayabilirler. Bunu  dostlarımızın bilmesinde fayda olacağını düşündüğüm için belirtmekte fayda görüyorum. Süt üreticisi hayvanını beslemek için aldığı hammaddeler içerisinde %28’lik bir oran maalesef ithal hammaddedir. Süt-döviz ilişkisi  bundan dolayı biz üreticileri etkilemektedir.

3.Geçtiğimiz bir yıl içerisinde ki gerçek enflasyon %12 civarındadır.

4.Diğer yandan süt ürünlerine market raflarında bir yıl içerisinde %20 mertebesinde zam yapılmıştır.

    Sıraladığım bu 4 maddenin ışığında sektöre baktığımızda süt üreticisinin, çiğ sütün satış fiyatının belirlemesinde en ufak belirleyici bir rolünün olmadığını üzülerek görüyoruz.

    Diğer yandan devletinde bu konuda belirleyici bir rol üstlenmediğini, daha doğrusu süt sanayicisi karşısında etkisiz olduğunu üzülerek görüyoruz. Oysa süt ve et stratejik ürünlerdir. Serbest piyasa koşulları veya liberal ekonomi koşulları geçerli olamaz, olmamalıdır. Diğer yandan devlet, hayvancılık sektörünü kalkındırmak, canlandırmak için ciddi manada hibeler ve destekler sağlamaktadır. Sağlanan bu destekler hepimizin vergileri ile toplanan paralardır. Hal böyle olunca, devlet verdiği bu desteklerin yerini bulması için devamında üreticisinin ürettiği ürünü satarken hakem rolünü oynayabilmelidir, oynamalıdır ve hatta üretici lehine taraf olmalıdır. Yine geçmişi irdelediğimizde, bırakın üretici lehine taraf olmayı, üreticinin bertaraf olmasına bile çare olamamıştır.

     Zaman zaman bu köşemde ki yazılarımda ata sözlerine yer vermeye gayret gösterdim. Çünkü, ata sözleri yılların acı, tatlı tecrübelerinden damıtılmış, uzun lafın kısası, anlamında söylenmiş özet cümlelerdir. Üreticinin içinde bulunduğu bugünkü duruma uygun düştüğünü düşündüğüm atasözümüz;

Kendi göbeğini kendin kesiceksin “ !

      Evet, yazımın başlığına aldığım “çatı örgüt” işte bu atasözü ile kısaca özetlenebiliyor. Bugün itibariyle sektörümüzde örgüt kirliliği denebilecek sayıda üretici birlikleri ve kooperatifler mevcuttur. Bunların büyük bir kısmıda göbekten kamuya bağımlıdır. Olması gereken ise tüm üreticilerin tek çatı altında birleşmesidir.

    Bu örgütün bir bacağı; kalifiye ara eleman ve aynı zamanda kaliteli gebe düve yetiştirilmesi, ıslah ve genetik gibi teknik konularla uğraşmalıdır.Diğer bacağı ise sütün toplanması, soğuk zincir, sütün yağ ve protein gibi kalite değerlerinin belirlenmesi (sütün sınıflandırılması), üretim miktarının belirlenmesi ve çeşitli parametreleri dikkate alarak “sütün 1lt’sinin satış fiyatının “tüm alıcılara deklere edilmesidir.

  Böyle bir Çatı Örgüt’ün belirleyeceği, yani üreticinin ürettiği hammaddenin fiyatını kendisinin hesaplaması, ürettiği ürünü değer fiyata satabilmesi anlamına gelmektedir. Buda üreticinin refahı dolayısı ile ülke hayvancılığımızın gelişmesi hususunda ki birincil basamaktır.

   SAYGILARIMLA,

 

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.