22/06/2017 tarihi itibariyle;  Buğday Yemlik 916 TL / ton, Arpa 875 TL / ton, Mısır 885 TL / ton, Buğday Kepeği 577 TL / ton, Yulaf  825 TL / ton, Soya Fasulyesi 1.350 TL / ton, 

Hayvancılıkta politika değişikliğine hazır mısınız? | Ali Ekber YILDIRIM

Hayvancılıkta politika değişikliğine hazır mısınız?

Bir süreden beri Türkiye'de süt hayvancılığı ikinci plana itildi. Besi hayvancılığı daha çok öne çıkarılıyor. Bunun gerekçesi ise şöyle açıklanıyor: "Türkiye'de süt üretimi belli bir noktaya ulaştı. Kırmızı et üretiminde ise ciddi sorunlar var. Üretim yetersiz. Bu üretimin artırılması için besiciliğin desteklenmesi, et ırkı hayvanların yaygınlaştırılması gerekiyor."

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı da bu görüşü savunuyor. Bu nedenle besi hayvancılığını destekleyici politikalara öncelik verecek. Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlikleri de bu görüşe, bu politikaya destek veriyor.

Bunun ilk işaretleri Ekim ayı başında İzmir'de yapılan Türkiye'de Simental Yetiştiriciliği Paneli'nde verildi. Toplantıya katılan bakanlık temsilcileri süt üretiminin belli bir noktaya ulaştığını bundan sonra et üretimine yönelik çalışmalara ağırlık verileceğini söyledi.

Verilen mesajlar,piyasadaki gelişmeler  gösteriyor ki, çiğ süt üretiminde öne çıkan Holstein ırkı süt hayvanlarının yerine daha çok Simental gibi kombine ırklar tercih edilecek. Bilindiği gibi  Türkiye'de çiğ süt üretiminin artırılması için yıllarca süt ırkı Holstein yetiştiriciliği yapıldı. Bu hayvanların erkek danaları ve sütten kesilen inekleri et üretiminde değerlendirildi.Şimdi deniliyor ki, süt üretimi belli bir yere geldi. Fakat kırmızı et üretiminde arz talebi karşılamıyor.  Et üretiminin artırılması için etçi ırklara ihtiyaç var. Fakat, yetiştiriciler etçi ırkları pek tercih etmiyor. Tercih etseler bile Türkiye'de yeterli hayvan yok. Bunun yerine kombine ırk olarak adlandırılan hem et verimi yüksek hem de süt verimi iyi olan Simental ırkı hayvanlar tercih ediliyor.

 Holstein yerine Simental yetiştiriciliği öne çıkacak

Görünen o ki, gelecekte ülkede Holsteın ırkı hayvan sayısında azalma, Simental ve benzeri kombine ırklarda ise artış olacak.

İzmir'deki toplantı da da ifade edildiği gibi, Mustafa Kemal Atatürk, Ankara'nın bozkırında Atatürk Orman Çiftliği'ni kurduğunda en önemli hedeflerinden birisi ülkeyi dünyanın modern tarım teknikleri ile tanıştırmaktı. Çiftlikte sadece bitkisel üretimde değil, hayvancılıkta da ciddi adımlar atıldı.

Macaristan'dan getirilen Simental ırkı hayvanlarla ıslah çalışması yapılarak Türkiye'nin hayvancılıkta gelişmiş ülkeler seviyesine ulaştırılması hedeflendi. O yıllarda başlatılan ıslah çalışmaları daha sonraki yıllarda sürdürülemedi. Bunun yerine kolay olan yol, yani ithalat tercih edildi.

Oysa, 19. yüzyılda Simental ırkı hayvanı alan Amerika Birleşik Devletleri, ıslahla hayvancılığını geliştirdi. Kırmızı beyaz olan Simentalden tamamen siyah Simental hayvan ırkını geliştirdi. Simental ile Angus'u melezleyerek  Simangus ırkını geliştirdi.

Fransa, Simental ırkından ıslah çalışması ile bugün dünyada çok yaygın olan Montbeliarde ırkını geliştirdi.

  Islah yerine ithalat tercih edildi

Türkiye ise, 1989'da İtalyanlarla Anafi,  1990'larda Almanlarla  GTZ projeleri ile ıslah çalışmalarında istenen başarıyı sağlayamadı. 1998'de kurulan Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ıslah konusunda çalışmalar yapmaya başladı.

Ancak, ıslah çalışmalarına gereken önem verilmedi. Islah çalışmaları yerine hayvancılıkta sorunlar sürekli ithalatla çözülmeye çalışıldı. Geldiğimiz noktada Türkiye hala damızlık,besilik,zaman zaman kasaplık hayvan ithal ediyor.

Nereden ithal ediyor?

Islah çalışması yaparak hayvancılıkta söz sahibi olan Fransa,Avusturya,Amerika, Almanya ve diğer ülkelerden.

Atatürk'ün çabaları sürdürülse Türkiye hayvan ithal eden değil, ihraç eden ülke olurdu.

 Yıldızı parlayan Simental

Kombine ırk (süt+et). Et kalitesi yüksek,günlük canlı ağırlık artışı yüksek, yem tüketimi daha fazla, döl verimi yüksek, melezlemeye uygun, ırk ortalaması 5-6 ton süt, yüzde 4 yağ ve 3.5 proteine sahip

Dünyada 41 milyon baş Simental ırkı hayvan olduğu tahmin ediliyor. Türkiye, Almanya'dan sonra en çok Simental ırkı hayvan sahibi olan ülke olarak ikinci sırada. Soykütüğüne kayıtlı 317 bin 820 dişi Simental var. Türkiye'deki toplam Simental varlığının ise  676 bin baş olduğu tahmin ediliyor. Türkiye'ye ithal edilen Simantal hayvanların yaklaşık yüzde 82'si Avusturya'dan. Ayrıca, Almanya,Çek Cumhuriyeti, Slovakya,Macaristan'dan da ithalat yapılıyor.

Türkiye'de 197 bin işletmede Simental yetiştiriciliği yapılıyor. Bunların yüzde 90'nı 1 ile 5 hayvan beslenen küçük aile işletmesi. Simental hayvanların en yoğun yetiştirildiği bölge  Amasya ve Çorum'unda içinde olduğu Orta Karadeniz Bölgesi.İç Anadolu, özellikle Afyon, Ege Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde de Simental yetiştiriciliği yaygın. Yetiştiriciliğin en az olduğu bölge ise Akdeniz.

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, hayvancılık desteklerinde,hibe kredilerinde kombine ırklara ağırlık verecek. Süt ırkı hayvancılık devam edecek ama kombine ırklar itici güç olacak.Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ile Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın ortaklaşa yürüttüğü  Döl Kontrolü Projesi ve Gentürk Sperması çalışmalarında da Simentale daha çok ağırlık verilecek.

Et verimi yüksek olan Simental ırkı sığırlarda yapılan çalışmalarla süt verimi ortalama 305 günlük laktasyon  döneminde inek başına 4 bin 630 litreye ulaştığı ifade edildi. Süt veriminin artması, kırmızı etteki ihtiyaç Simental ırkı sığırların daha çok tercih edilmesine neden olacak.

 Politika değişikliğine herkes hazır mı?

Hayvancılıkta yaşanacak bir politika değişikliğine üretici,yatırımcı, sanayici,devlet ne kadar hazır?

Aslında yapılan ciddi bir değişiklik.Fakat bunun için gerekli altyapı hazırlıklarının yapıldığını söylemek çok zor. Bugün süt üretimi yeterli gibi görünse de, yapılacak politika değişikliği ile süt üretimi azalırsa ve yetersiz hale gelirse ne olacak? Bunun için gerekli önlemler alınıyor mu?

Günübirlik politikalarla bugün et fiyatı yüksek, ithalat yapılarak veya ırk değişimine gidilerek sorun çözülebilir mi?

Tam 15 aydır çiğ süt fiyatı artmadı. Oysa maliyetler sürekli artıyor. Süt üreticileri fiyat artışı olamadan üretimi ne kadar sürdürebilir? Çiğ süt üretenler sektörden çekilirse , bugün yeterli görünen süt üretimi yetersiz hale gelir. Süt üretiminin yeterli olduğunu gerekçe göstererek süt hayvancılığını ikinci plana atmak sektörün geleceği açısından büyük bir tehlikedir.

Yapılması gereken orta ve uzun vadeli politikalarla et,süt ve diğer hayvansal ürünlerin üretimini,tüketimini dış ticaretini planlamak olmalıdır.

 

Ali Ekber YILDIRIM

Dünya Gazetesi Tarım Yazarı

www.tarimdunyasi.net

 

Copyright © 2014 TUSEDAD Tum Hakları Saklıdır.